AĞIR KANSER VE ŞİZOFRENİ HARİCİ HER ŞEYİ TEDAVİ EDEN YÖNTEM: KOZMİK ENERJİ...
14 dile çevrilmiş “Hayata tutunuyorum”, “Hayatın 10 Altın kuralı” ve “Mektup” gibi eserlerinin yanı sıra gazeteci kimliğiyle pek çoğunuzun yakinen tanıdığı Selin Işıl’ı bu kez başka bir özelliğiyle konuk ediyoruz. Bu öyle bir özellik ki; iddia ediyoruz, yazarlığının da önüne geçecek bir unvan…
14 dile çevrilmiş “Hayata tutunuyorum”, “Hayatın 10 Altın kuralı” ve
“Mektup” gibi eserlerinin yanı sıra gazeteci kimliğiyle pek çoğunuzun yakinen
tanıdığı Selin Işıl’ı bu kez başka bir özelliğiyle konuk ediyoruz. Bu öyle bir
özellik ki; iddia ediyoruz, yazarlığının da önüne geçecek bir unvan…
…Ve sizlere “Kozmik Enerji Uzmanı” Selin Işıl’ı takdim ediyoruz… Son
zamanlarda çokça karşılaştığımız ‘bütüncül şifa’ sistemleri ya da ‘tamamlayıcı
tedavi’ yöntemleri arasında ön sıralarda yer alan kozmik enerji ile ilgili
merak ettiklerinizi, doğru bilinen yanlışları ve daha bir çok ilginç bilgiyi bu
röportajımızda Türkiye’nin önde gelen kozmik şifacısı Selin Işıl’a sorduk.
Kendisine bizleri kırmayıp tüm sorularımıza verdiği semimi ve açıklayıcı
bilgiler için teşekkür ederek söyleşimizi başlatıyoruz:
KUZEYİNSESİ:
Selin Hanım, ‘kozmik enerji’ ile ilgili siz bir giriş yapın, biz de ardından merak
ettiklerimizi soralım.
SELİN IŞIL: Kozmik
enerjinin tarihçesine girmeyeceğim. Biliyorum ki insanlar tarihçeden ziyade ne
olduğuna, nasıl olduğuna ve nasıl çözüme kavuşturduğunu merak ediyorlar. Kozmik
enerji Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ)
laboratuvar ortamında, bilimsel olarak yapılan deneylerin neticesinde
kanıtlanmış, DSÖ’nün kabul ettiği en geçerli bütüncül tedavi yöntemidir.
KUZEYİNSESİ: Reiki,
Access Bars, Bio enerji gibi enerji sistemleri arasında da DSÖ tarafından kabul
edilen tek enerji sistemi sanırım.
SELİN IŞIL: Evet
tüm enerji sistemleri içinde Kozmik enerji DSÖ tarafından onaylanan tek
bütüncül tedavi yöntemi. Saydığımız bu tedavi sistemlerinin frekansları çok
düşük, tedavi edici özellikleri yok. Varsa da tedavi kesildiğinde hastalığın
yeniden nüksetmesi söz konusu. Bio enerji ile de tedavi ediliyorsunuz ama
hastalığınızda bir geri dönüşüm oluyor. Bu yüzden bana göre bio enerji tam
tedavi yöntemi değildir. Kozmik enerjide olay bambaşka. Sizi alıp saçınızın
telinden ayak tırnağınızın ucuna kadar iyileştirmeye meyleden bir yöntem. Efendim
sadece vücudun biyolojik olarak tedavisi de değil. Size diyor ki; sen fiziksel
olarak rahatsızlandı isen ruhsal durumunda da bir problem olabilir. Ruhsal durumunda
bir problem var ise alanında bir negatiflik vardır. Alanında bir negatiflik var
ise hayatında blokaj vardır. Hayatında blokajlar var ise kökeninde sorunlar
vardır. Yani sadece böbreğiniz mi ağrıyor ‘aaa
gelin ben tedavi edeyim‘ olayı değil. Kozmik enerji gerçekten muhteşem bir
bütüncül tedavi yöntemidir. Üzerine başka şifa yöntemi tanımıyorum. Ki ben de çok uzun yıllar sağlık problemi
yaşayan bir insan olarak, şuan sağlıklı bir insan olarak görünürü ben olduğum
için rahatlıkla söyleyebiliyorum, ki zaten bilimsel olarak da somut sonuç
verileri olan bir yöntem. Yani sizi bütüncül alıyor. Fiziken, ruhen hayatta
olmanız gereken yere sizi sağlık olarak, kafa sağlığı olarak, ruh sağlığı
olarak, beden sağlığı olarak da tamamen yeniden baştan yaratılmış (yaratılmış
kelimesi yanlış anlaşılmasın mecazi olarak kullanıyorum) bir insan kalıbı ile sizi tertemiz yapıyor,
hayatın belli bir noktasına koyuyor. İşte diyor, senin olman gereken denge
noktası bu. Buyur yürü... Muazzam bir sistem…
KUZEYİNSESİ: Peki
bu kozmik enerji hangi araçları kullanarak iyileştiriyor. Yani bildiğimiz tıp
ilaç, ameliyat vb yöntemler kullanıyor. Kozmik enerjide hangi yöntemi
kullanıyorsunuz?
SELİN IŞIL: Kozmik
enerji tamamen enerji ile tedavi ediyor. Ama enerjiden enerjiye fark var Az
önce siz saydınız. İşte Reiki, Access bars, bioenerji vesaire vesaire. Kozmik
enerji bunların çok çok üstünde olan bir enerji sistemidir. Bunu insanın
yaşaması gerekiyor, deneyimlemesi gerekiyor. Kozmik enerji sisteminin içine
dahil olan insanın yaşamındaki değişimleri gördüğünüz zaman, bu inanılmaz
diyorsunuz. Kişinin kendisi inanılmaz diyor. İnanılmaz güzellikler yaşıyor.
Öncelikle kişi hasta ise sağlığına kavuşuyor. Bu arada şunu
söylemeliyim kozmik enerji bütün hastalıklara şifa olabiliyor. İğnesiz,
ilaçsız. Bakın akupunkturda bile iğne var. Kozmik enerjide bu da yok, ilaç da
yok. Herhangi bir isteği yok sizden, herhangi bir beklentisi yok sizden. Size
günde 3 iğne vurulacaksınız demiyor. Karşılık beklemeyen ve sizi gerçek anlamda
4’ncü evre kanser ve ağır şizofren vakalar hariç, bütüncül olarak tedavi ederek
bedeninizi ve ruhunuzu mis gibi size teslim eden bir sistem.
KUZEYİNSESİ: Peki
herkese uygulanabiliyor mu yoksa belirli kriterleri var mı? Yani şu yaş, şu cinsiyet, din vb. ayrımı var
mı?
SELİN IŞIL: Kozmik enerji tedavi yönteminin en güzel yanı zengin, fakir. din, dil, ırk, coğrafya sınırı tanımaması. Evrendeki tüm canlıların; hayvanların da, bitkilerin de tedavi edilmesinde kullanılır. Her canlının bu şifayı almaya hakkı vardır. Hayvanın da, bitkinin de, doğanın da, insanın da. Ve tekrar altını çiziyorum, kozmik enerjinin dinler ile asla ilgisi yoktur. Amaç tamamen insanları, hayvanları, doğayı yani nefes alıp veren bütün canlıları şifalandırmaktır. Olayımız budur. Bu açıdan güzel bir soru sordunuz. Çünkü bazı kişiler şunu söyleyebiliyor, ’ben Müslümanım, o değil’ hayır böyle bir problemimiz yok. Müslüman da olsan insansın, Yahudi de olsan insansın, Hristiyan da olsan insansın. Sonuçta temel olarak hepimizin tek bir yaratıcısı var. Aslında enerjinin de tek bir yaratıcısı var. Yani kainatta her şeyi o yaratmış. Kaldı ki Allah Müslümanlık, Yahudilik, Hristiyanlık diye bunun sorgulaması yapan insanlara, (affedersiniz ama 8 kere Kuran-ı Kerim’i hatim etmiş bir insan olarak) açınız, okuyunuz o zaman diyorum. Okuduğunuzu da anlayın diyorum ki enerji ve enerji ile tedavi orada da var. Ama anlayarak okurlar ise…
KUZEYİNSESİ: Okuyucularımızın
en çok merak edeceği şu olacak: Kozmik enerjide tespit ve tedavi süreci nasıl
oluyor. Tabii ki işin detay kısımlarını kendinize saklayacaksınız doğal olarak.
Ama yüzeysel olarak bize bu süreci anlatabilir misiniz? Kozmik enerji ile
tedavi olmak isteyen bir insanı hangi süreçler bekliyor? Teşhisi nasıl
koyuyorsunuz, işlem nasıl devam ediyor?
SELİN IŞIL: Şimdi
diğer kozmik yapan arkadaşlar kızmasınlar bana ama kozmik enerji ile şifa
yöntemi o kadar kolay bir şey değil. Okuyucularımızdan çok özür dilerim, ‘parayı veren kozmikci oluyor’ ya, öyle
bir şey değil. Bu muazzam bir sistem. Dolayısıyla layıkı ile yapmak gerek bunu.
Çünkü çok büyük bir sistem ile karşı karşıyasınız ve her şifacının bunun
farkında olması gerek. Bunu bilerek danışanlarını kabul ediyor ve bunu bilerek
danışanlarının tedavisini kabul ediyor olması lazım. Her kozmik şifacının “ben
şu kadar verdim kozmikci oldum, elime iki çubuk aldım…” Bir kere olay bu değil
bunu geçelim. Şimdi kendime dönersem ben neyi, nasıl yapıyorum, yapmayı arzu
ediyorum, gücümün yettiği kadarıyla, anlatayım.
Öncelikle tabii analiz yapıyoruz. Kişinin beden şifasına
bakıyoruz. Bu bir numaralı kuraldır. Beden şifalarımız önemlidir. Çünkü
bedendeki hasarlarımız zaten az önce dediğim soruları da peşinde getiriyor.
Geçmiş kökeninize kadar bizi götüren vücuttaki hasarlarınızdır,
hastalıklarınızdır bize ipuçlarını veren. Efendim ben şahsım adına önce
bedenlere bakıyorum. Madem bu bir şifa yöntemi; beden sağlığı olmadan, kafa
sağlıklı olsa ne olur diye düşünüyorum. Çünkü ağrı çeken bir vücut ne
yaparsanız yapın ruhsal olarak bir kırılma yaşayacaktır. Onun için önce bedene
bakıyorum. Arazlarına bakıyorum, neresinde ne var, ne aksaklık var. Daha önce
neler yaşamış bedenen ve bugün neler yaşıyor ve biz nasıl katkı sağlayabiliriz,
ne kadar düzeltebiliriz, düzeltebilir miyiz? Gücümüz var mı?
Kendimi katmadan anlatıyorum ve mütevazı konuşuyorum kozmik
enerji adına. Yoksa evet tedavi edebiliyoruz ama işi doğru yaparsanız. İşin
analiz kısmı sonrasında çok detaya girmeden anlatayım.
KUZEYİNSESİ: Ben çok araya girmek istemiyorum, çok güzel
anlatıyorsunuz ve bizim soru sormamıza gerek kalmadan merak edilen şeyleri
aktarıyorsunuz. Bu yüzden kesintisiz anlatabilirsiniz.
SELİN IŞIL: Şimdi
efendim vücudu aldık şifalandırdık. Psikoloji, ruh sağlığı, alan sağlığı ve
hayatın içindeki döngülere ket vuran, tutukluk yapan (blokaj diyoruz biz bu
durumlara) blokajları oluşturan hastalıklar. Bakın beden hastalığı değil, o
blokajları da ben hastalık olarak algılıyorum. Hayatın içindeki döngüleri de
düzenliyoruz. Buda mı yetmiyor o kişinin yedi neslinde bir problem var. Bu
sefer genetiğe iniyoruz. DNA’ya iniyoruz. Genetiğe kadar inebiliyoruz. Genetik
temizliği de yapıyoruz. Yapılması gerekiyorsa. Ve ondan sonra tabii ki genetik
temizliği yapılmış, kafa çalışması yapılmış, ruh sağlığı, psikolojik
çalışmaları yapılmış, beden çalışmaları yapılmış, alan çalışmaları yapılmış,
çakra meridyen çalışmaları yapılmış, enerji bilgi kişilik madrası oturtulmuş
bir insan mümkün mü yani pozitifi çekmemesi artık. Bu arada tabii aurasını da
oluşturuyoruz. Yani diyorum ya yeniden baştan aşağıya inşa ediyoruz. Bütün
bunları bıçağı alıp elimize sizi doğramadan yapıyoruz. Ve yahut bugün git yarın
gel demeden yapıyoruz. Ya da size şu kadar mesafe kat edeceksin, yol geleceksin
demeden yapıyoruz. İstediğiniz yerde bulunun km.ler ötesinde olsanız,
yurtdışında da olsanız ben size ulaşıyorum diyerek bu tedaviyi uzaktan uzağa da
yapabiliyoruz, gayet rahat yapabiliyoruz.
KUZEYİNSESİ: Tedavi
sürecini çok güzel anlattınız. Peki hasta bu süreçte ne yapıyor? Dikkat etmesi
gereken kurallar var mı? Yani size başvuran kişi şu sıkıntılarım var dedi, siz de
analizlerinizi yaptıktan sonra tespitlerinizi söylediniz. İşte kalp var, böbrek
var vb. tespiti yaptınız ve ondan sonra dediniz ki şu kadar seans yapacağız.
Neyin yapılması gerektiğini, ne kadar yapılması gerektiğini, nasıl buluyorsunuz?
Bir de yapılacak seanslar kısmında başvuruyu yapan kişinin özellik ile yapması
gereken bir şey var mı?
SELİN IŞIL: Şimdi
kaç seans ile kişiyi hayata empoze kıvamına getiriyoruz, o kişinin sistemindeki
hasara göre değişiyor. Kişinin bütüncül sisteminin uğradığı hasara, erozyona
göre eğer 10 seans gerekiyorsa 10 seans efendim 70 seans gerektiriyorsa 70
seans yapıyoruz. Dolayısı ile kişiden kişiye, kişinin enerji alanı farklı
olduğu için kişinin uğradığı erozyon farklı olduğu için enerji alanına göre
seans sayısı belirliyoruz. Bir kişi ile 10 seans yapıyoruz diye diğer kişi ile
de 10 seans yapacağımız anlamına gelmiyor. Şöyle ki bazı şifa seanslarımızda 6
seans dediğimizde bazen bir temassız seans daha ekleyebiliyoruz. Çünkü
danışanlarımızın ya da şifa arayanların da tavsiyelerimize uyması gerekiyor. Bol
su içme gibi, bazı şeyleri yapmaması ya da bazı şeyleri yapması noktasında.
Şifa arayan kişilerin tavsiyelerimize uyması işimizi kolaylaştırıyor açıkçası.
Dolayısı ile ne oluyor başta 6 seans dediğimiz seans sayısı yeterli geliyor.
Ama bu kişi tavsiyelerimiz yapmamakta ısrar ederse seanslarımız uzayabiliyor.
Biz nasıl vazifemizi yerine getiriyorsak, şifa arayanlarında bir iki kurala
dikkat etmesi gerekiyor ki o kurallar öyle zor kurallar değil. Bir diğer
sorunuz da hasta ne yapıyordu. Huzurlu bir ortamda meditasyon müziği eşliğinde,
tütsü ve mum yakılan bir ortamda tüm düşüncelerinden arınmasını istiyoruz. Kendini
rahat bırakmasını istiyoruz.
Şimdi öyle şifa arayanlarımız var ki; kronik hastalığı olan, yaşı ilerlemiş hastalarımız oluyor. O hastaların tedavisi yatarak yapılıyor. Ama tabii ki bu bir enerji bloğu işidir. Bunun bir bedenin en iyi özümseme şekli, işte bizim kriterlerimiz vardır. Bir saat, seksen dakika, otuz dakika gibi danışanın alanına göre belirlediğimiz. Tabii b uda Türkiye’de başka bir sorundur. Türkiye’deki şifacılar 20+20+ yani 40 dakika yapacağım diyor. Bunu bir kural gibi görüyor. Oysa böyle bir kural yok. Seans süresini 80 dakikaya da çıkarabilirsiniz. Orada şifacının gücü önemli. Olaya, kişiye, duruma, enerji alanına ne kadar hakim olduğu önemli. Şifacı öyle bir şifacı olmalı ki o anda 30 dakika da tak çekip almalı şifa arayanını, ya da uygun mu gördü, bakar durumuna, o anda 80 dakika yazar seansı. Yani 20+20 sistemi hadi şifa bulacaksın... Ya da 3 temaslı, 3 temassız hadi iyileştin sen, yok böyle bir sistem. Benim onayladığım bir yöntem değil bu sistem. Bu sistemin içine dahil olan kişiler bana kızacaklardır muhakkak ama böyle bir şifa olmaz. Bu şifa değildir. Bir kitapta yazılanları alıp kopyalayıp, yapıştırmaktır. Türkiye’de birçok kişinin yaptığı budur. Bu yaptığınız ile karşınızdaki bireyi, şifa arayanı önemsemiyorsunuz. Çünkü Ahmet Bey ayrı hisseder, ayrı bir hayat yaşıyordur, ayrı açıları vardır, Ayşe Hanım’ın ayrı acıları, ayrı enerji sistemi vardır. Ben nasıl bir kitapta bana eğitimde 20+20 dakika 3 temaslı, 3 temassız öğretildi diye herkese aynı tedavi yöntemini uygulayayım?.. Böyle bir şey yok. Şifacı iseniz ve kendinize güveniyorsanız, yüreğiniz de yetiyorsa o zaman tam dalarsınız bu işe. Gerekiyorsa şifa arayanın durumuna göre 80 dakika, gerekiyorsa 20 dakika tutarsınız. Böylece klasik eğitimlerden dışarı çıkarsınız ve insanlara muhteşem bir hayat ikram edersiniz.
KUZEYİNSESİ: Sizin
ile işbirliği yapıp şifaya kavuşmuş insanlarda bu güne kadar hangi hastalıkları
tedavi ettiniz?
SELİN IŞIL: Söyleyeyim.
Diyabet, sarılık, hepatit, astım, kronik astım, alerji, bronşit, migren,
akçiğer hastalığı, böbrek hastalığı, prostat, kemik ağrıları, uyku apnesi,
horlama, romatizma, varis, mide, ülser, gastrit…
KUZEYİNSESİ: Tam
teşekküllü devlet hastanesi saydınız Selin Hanım.
SELİN IŞIL: Evet
bunlar tedavisini yaptığım, birebir sonuç aldığım hastalıklar. Ama şunu da
hemen söylemeliyim. Bakın bu çok önemli. Bazı konularda çok kırılgan bir ülkede
yaşıyoruz. Bu yöntem yani DSÖ’nün onayladığı bu yöntemi Rusya 30 senedir
kullanıyor. Avrupa 15 senedir kullanıyor. Yunanistan devlet hastanelerinde bu
tedavi yöntemini kullanıyor. Şaşırdınız mı?
KUZEYİNSESİ: Biz
niye kullanmıyoruz bu yöntemi?
SELİN IŞIL: Bizde
dengeler çok hassas, çok kırılgan, biraz da kapitalizmi seviyoruz. Açık
söylüyorum, bu dev bir sektör. Yani ilaç sanayi, sağlık sektörü. Ayrıca
kalabalık bir ülkeyiz. 83 milyon insan yaşıyor bu ülkede. Şimdi ben birazcık bu
tedavi yönteminin ülkemize geç girişinin olmasını ya da çok hakkınca olmamasını
buna bağlıyorum. Şimdi bir şey söylemek zorundayım. Tepki çekmemek açısından
ben demiyorum ki doktorlarımız bir işe yaramıyor. Bakın öyle bir şey çıkmadı
ağzımdan şu ana kadar. Buna ne diyorum ‘bütüncül şifa yöntemi’ diyorum. Çünkü
sözlerimi ters yerden algılayıp da, farklı yerlere çekmek isteyenler olabilir.
Tabii ki hastanelerimizin, doktorlarımızın değerleri tartışılmaz. Yerleri de
tartışılmaz. Emekleri de tartışılmaz. Tekrar ediyorum bu bütüncül bir tedavi
yöntemidir. Bir operasyon geçirecekseniz tabii ki doktora gideceksiniz.
Dişinizi çektireceksiniz tabii ki doktora gideceksiniz. Onun için rica ediyorum
sözlerimden hiç kimse bir şey çıkarıp, alınganlık yapmasın. Hiçbir sektör, hiçbir
meslek grubu. Dolayısı ile kendimi doğru ifade edebildiğimi düşünüyorum. Hani
bu kim ki bunları tedavi ediyor diye özellikle belli bir meslek grubu rica
ediyorum alınganlık yapmayınız. Bunu bir daha daha söylüyorum bu bütüncül
tedavi yöntemidir. Bu arada bütün bunları neye dayanarak yapıyorum. Bu
kuruluşun uluslararası federasyonunun bana verdiği yetkiye dayanarak yapıyorum.
Yani dünyanın neresine gitsem, kendi ülkemiz de dahil bu şifa yöntemini ve
tekniğini uygulama belgem var federasyon tarafından verilmiş. Bunlara güvenerek
yapıyorum. Yeterliliğimin olduğuna kanaat getirmişler ki bu belgeyi, bilgiyi,
eğitimi vermişler.
KUZEYİNSESİ: Bu
anlattıklarınız aklımıza şu soruyu getiriyor: Şifacı olunur mu, şifacı doğulur
mu?
SELİN IŞIL: Çok
güzel bir soru öncelikle bunu belirteyim. Herkes kozmikçi olabilir. Herkes.
Doğan, yaratılmış her birey kozmikçi olabilir. Dolayısı ile her doğanda enerji
olduğuna göre herkes olabilir. Yaşlılarda olabilir, gençler de olabilir. Akil
baliği yerinde olan çocuklar da olabilir. Ama nasıl olur, ne kadar olur, ne
olur? Az önce aslında biraz o konuya
değindim ben. Herkes olur da bunu layık ile yapar mı o var. Orası da işte
parantez içinde kim neyi, nasıl dolduruyorsa kendisine göre dolduracak.
KUZEYİNSESİ: Selin
Hanım kozmik enerji ile ilgili bizim sormadığımız ya da sizin illa bunların
söylenmesi gerekiyor dediğiniz noktalar var mı? Varsa onları alalım.
SELİN IŞIL: Aslında
çok güzel ana başlıklar ile konuları özetlemiş olduk. Bu beyanda ayrıca ben
teşekkür etmek isterim. Çünkü bazı dile getirmek istediğim ve yanlış bilinen
doğrular, doğru bilinen yanlışları sizin aracılığınız ile gündeme getirmiş oldum
özellikle kozmik enerji konusunda. Bu benim için çok önemlidir. Şunları
söylemek isterim; Pandemi ile birlikte bazı alışkanlıklarımız değişti,
huylarımız değişti, karakterlerimiz ve gidişatımız daha hırçın insan olma
yönünde, daha sevgisiz, daha paylaşımsız, daha bencil, daha egolu insanlar olma
yönünde ilerliyoruz gibime geliyor. Ve ben buna çok içerliyorum. Çünkü her
zaman dediğim gibi benim hayattaki yapı taşım sevgi ve insandır. Ben hayata her
şeye rağmen böyle bakmayı seven birisiyim. Sonuna kadarda böyle olacağım.
İnsanlara faydalı olduğum sürece kendimi mutlu hissediyorum. Güzel insanlara da
şunu tavsiye ediyorum nacizane lütfen yüreklerinde ki sevgiyi, azmi, inancı
hiçbir zaman bırakmasınlar. Ve biraz galiba son yıllarda biz birbirimize olan
saygıyımızı yitirdik. Nezaketi, hoşgörüyü, anlayış gibi bazı özelliklerimizi
unuttuk gibime geliyor. Bunlar da önemli. Toplumun yol almak için birey olarak
bunlara da ihtiyacımız var. Ama önce koşulsuz sevgi. Koşulsuz sevgiyi lütfen
herkes hayatlarının baş köşesine koysunlar. Diyeceklerim bu kadar. Çok teşekkür
ediyorum. O kadar güzel, keyifli bir sohbet oldu ki benim için.
KuzeyinSesi.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. 19.04.2026 16:07:17. #1.11
#ŞU AN BURADASINIZ: AĞIR KANSER VE ŞİZOFRENİ HARİCİ HER ŞEYİ TEDAVİ EDEN YÖNTEM: KOZMİK ENERJİ... Son dakika genel haberleri, genel son dakika haber, genel son dakika, son dakika genel, genel haber sayfamızda genel haberleri okuyabilir, genel son dakika haberleri ve güncel genel gelişmelerini görebilirsiniz.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.












