GÖBEKLİTEPE'DEN AKBELEN'E...
Zozan AYDOĞDU
zozi01@hotmail.com

GÖBEKLİTEPE'DEN AKBELEN'E...

Zozan AYDOĞDU: ÖLÜMÜN NEFESİNİ YAŞAMINDA HİSSEDEN BİR KADIN: AHMADOVA

31 Temmuz 2023 Pazartesi 21:58 makaleler

Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan ve koruma altında olan Akbelen Ormanı’nda Limak firmasının yapacağı maden ocağı için ağaç kesimine karşı direnen yerel halk ve çevreciler ile Limak firmasının savunucusu jandarma arasında yaşananlar, zaman zaman devlet kolluk güçlerinin orantısız güç kullandığı görüntüler ile gündemimize oturdu.

Bu ülkeyi böyle severken üstüne şarkılar türküler yazar iken ne oluyor da koruma altında olan ciğerlerimiz söz konusu olduğunda herkes kör oluyor? Bir taraftan Akbelen Ormanı Limak’ın maden ocağına kurban edilirken ülkenin “doğusunda” Cudi’de ormanlarımız yanıyor.

Son Göbeklitepe kazıları ile beraber yaklaşık 10 bin yıldan uzun süredir bu topraklarda yerleşik hayatın olduğunu biliyoruz. 10 bin yıldır insanlar bu topraklarda kurdu ile kuşu ile yaşadı. 10 bin yıldır bu topraklarda ağaçlar boy attı.

Ve bu topraklarda yaşayan tüm halkların doğa ile ilişkisi hep geri dönüşüme dönüktü. Son 30 seneyi saymazsak…

İlk gündeme oturan (benim aklımda kalan) 90’lardaki Bergama köylülerinin direnişi idi. Köylüler EUROGOLD adlı firmaya karşı yıllarca mücadele etmişlerdi.

Bir milat oldu bu direniş. Topraklarımızın, sularımızın, ormanlarımızın uluslararası şirketlere açılmasının başlangıcı idi. Tarihi dokuya sahip sit alanlarının görmezden gelindiği, çok uluslu ve tek uluslu şirketlerin rant ve talan alanlarına döndü, 10 bin yıldır üzerinde yaşadığımız ve atalarımızın ellerinden geldiğince koruduğu ülke…

Bergama’da başlayan ağaç mücadelesi, sonrasında hep bu ülkenin gündeminde oldu. Gün geldi Karadeniz’de Havva Ana bağırdı; “Devlet kimdur yav, Halkız biz, halk; devlet bizim sayemizde devlettir” dedi ağacını korur iken. Gün geldi Gezi’de üç beş ağaca sarıldı insanlar kent meydanlarında. Gün geldi Kaz Dağları’nda (Bin Pınarlı İda) ülkenin oksijen deposu olan ağaçlar kesilmesin diye ‘Havama, toprağıma, suyuma dokunma!’ dediler.

Şimdi Akbelen’de genci ile yaşlısı ile direniyor bu kadim toprakların, kadim insanları…

Öyle vatan-millet-sakarya sloganları atarak ya da “Irmağının akışına ölürüm” türküsünü dinleyerek değil.

Canhıraş tek bir ağaç kesilmesin diye gece gündüz demeden bu ülkeyi karşılıksız sevmenin tüm halleri ile…