GÖBEKLİTEPE'DEN AKBELEN'E...
Zozan AYDOĞDU: ÖLÜMÜN NEFESİNİ YAŞAMINDA HİSSEDEN BİR KADIN: AHMADOVA
Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan ve koruma altında olan
Akbelen Ormanı’nda Limak firmasının yapacağı maden ocağı için ağaç kesimine
karşı direnen yerel halk ve çevreciler ile Limak firmasının savunucusu jandarma
arasında yaşananlar, zaman zaman devlet kolluk güçlerinin orantısız güç
kullandığı görüntüler ile gündemimize oturdu.
Bu ülkeyi böyle severken üstüne şarkılar türküler yazar iken
ne oluyor da koruma altında olan ciğerlerimiz söz konusu olduğunda herkes kör
oluyor? Bir taraftan Akbelen Ormanı Limak’ın maden ocağına kurban edilirken ülkenin
“doğusunda” Cudi’de ormanlarımız yanıyor.
Son Göbeklitepe kazıları ile beraber yaklaşık 10 bin yıldan
uzun süredir bu topraklarda yerleşik hayatın olduğunu biliyoruz. 10 bin yıldır
insanlar bu topraklarda kurdu ile kuşu ile yaşadı. 10 bin yıldır bu topraklarda
ağaçlar boy attı.
Ve bu topraklarda yaşayan tüm halkların doğa ile ilişkisi
hep geri dönüşüme dönüktü. Son 30 seneyi saymazsak…
İlk gündeme oturan (benim aklımda kalan) 90’lardaki Bergama
köylülerinin direnişi idi. Köylüler EUROGOLD adlı firmaya karşı yıllarca
mücadele etmişlerdi.
Bir milat oldu bu direniş. Topraklarımızın, sularımızın,
ormanlarımızın uluslararası şirketlere açılmasının başlangıcı idi. Tarihi
dokuya sahip sit alanlarının görmezden gelindiği, çok uluslu ve tek uluslu
şirketlerin rant ve talan alanlarına döndü, 10 bin yıldır üzerinde yaşadığımız
ve atalarımızın ellerinden geldiğince koruduğu ülke…
Bergama’da başlayan ağaç mücadelesi, sonrasında hep bu
ülkenin gündeminde oldu. Gün geldi Karadeniz’de Havva Ana bağırdı; “Devlet kimdur
yav, Halkız biz, halk; devlet bizim sayemizde devlettir” dedi ağacını korur
iken. Gün geldi Gezi’de üç beş ağaca sarıldı insanlar kent meydanlarında. Gün
geldi Kaz Dağları’nda (Bin Pınarlı İda) ülkenin oksijen deposu olan ağaçlar
kesilmesin diye ‘Havama, toprağıma, suyuma dokunma!’ dediler.
Şimdi Akbelen’de genci ile yaşlısı ile direniyor bu kadim
toprakların, kadim insanları…
Öyle vatan-millet-sakarya sloganları atarak ya da “Irmağının
akışına ölürüm” türküsünü dinleyerek değil.
Canhıraş tek bir ağaç kesilmesin diye gece gündüz demeden bu
ülkeyi karşılıksız sevmenin tüm halleri ile…









