"Hiçbir şey hayatınızdan önemli değildir."
Zozan AYDOĞDU: ÖLÜMÜN NEFESİNİ YAŞAMINDA HİSSEDEN BİR KADIN: AHMADOVA
14 Mayıs seçimleri muhalefetin yılgınlığa kapıldığı bir sonuç ile bitti. Kemal kılıçdaroğlu'nun ilk turda bitirelim sloganı gerçekleşmeyince muhaliflerde bir umutsuzluk duygusu
yaşandı. Hatta öyle bir noktaya vardı ki bu yılgınlık, umutsuzluk duygusu, 20 yaşında bir
genç kadın iktidarın üzerinde yarattığı umutsuzluğu, kaygıyı dile
getirerek yaşamına son verdi.
Bu haberi duyan herkes belki şunu diyecektir,"hiçbir şey hayatınızdan önemli değildir.". Ama hayır nefes almamızdan önemli olan şeyler vardır.
İnsanlık onurumuz mesela, gözlerimizi açtığımızda bu hayatta kendimizin mutlu olmadığı bir an bile yaratmamıza izin vermeyen bir sistemin içinde her gün nefret dili ile kuşatılır iken.
Birileri kadınları sahiplendirilmesi gereken eşya olarak gördüğünü beyan ederken. Birileri siyasal tercihimizden kaynaklı bizi terörist ilan ederken.
Sosyal medya da en küçük bir muhalif söz bile tutuklama sebebi olurken.
Sokakta, evde, işyerinlerinde kadınlar öldürülürken.
Son 19 yılda iş cinayetlerinde 28 bin 380 işçi öldürülürken.
11 ilimizi yerle yeksan eden Maraş Depremi'nde tüm Türkiye'nin acıya boğulduğu saatlerde herkes elinden geleni yapmaya çalışır iken satılan çadırları öğrenmek.
Her gün ekrana başka bir mafya insanın çıkıp bu iktidarın ülkeyi nasıl sattığını duymak.
Öldürülen insanları ve nasıl örtbas edildiğini devletin adalet mekanizmasından öğrenmemiz gereken yerde bu insanlardan öğrenmek.
Yapılan bunca açıklamaya rağmen hiç bir savcı yada polisin parmağını kıpırdatmadığını görmek.
Her gün doğa harikası bu ülkenin topraklarının para uğruna satıldığını görmek.
Toprağına, havasına, suyuna sahip çıkmaya çalışan insanların adeta düşmanmış gibi kolluk kuvvetlerinin saldırısına uğradığını görmek...
...
Bir distopyaya dönüşen ülkemizin bir nebze nefes alabilmesi ve gelecek güzel günlerin inşaası için yılgınlığa kapılmamamız ve geleceğimiz için mücadeleye devam etmemiz gerek.
Not: A Hidden Life ( Gizli Bir Yaşam) adlı 2019 yapımı filmde Avusturyalı vicdani
retçi Franz
Jagerstatter'in hikayesini anlatır. 2. Dünya Savaşı'nda Naziler için savaşmayı red eden ve faşizme tek başına
direnen Franz Jagerstatter insan olmanın sadece nefes almak olmadığını anlatır
bize. Etrafında bulunan herkes ona boyun eğmesi gerektiğini dikte ettiğinde, "hiçbir şey hayatınızdan önemli değildir." önermesi ile geldiğinde tam tersini gösterir bize. Bu hayatı nasıl yaşadığımız önemlidir.









