HİZBULLAH'TAN HÜDA-PAR'A
Zozan AYDOĞDU
zozi01@hotmail.com

HİZBULLAH'TAN HÜDA-PAR'A

Zozan AYDOĞDU: ÖLÜMÜN NEFESİNİ YAŞAMINDA HİSSEDEN BİR KADIN: AHMADOVA

20 Mayıs 2023 Cumartesi 21:02 makaleler

14 Mayıs seçimleri, ardından meclise giren milletvekilleri ile de tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Seçim sürecinde de Cumhur İttifakı bileşenlerinden olan Hüda-Par tartışma konusu olmuş ve eleştirilere sebep olmuştu. Hüda-Par'ın 90'larda özellikle Batman, Mardin ve Diyarbakır’da dehşet saçan Hizbullah örgütünün ardılları olması gündeme gelmişti.

Hüda-Par mevcut parti tüzüğü ile ve açıklamaları ile gündem olmaya devam ediyor.

Özellikle "sahipsiz kadınların sahiplendirilmesi" ifadesi ile gündeme gelen Hüda-Par ile beraber anılmaya başlayan Hizbullah'ı bilmeyenlere bu örgütü biraz anlatmak için bu yazıyı yazıyorum.

90'larda doğan bir genç kadın arkadaşımla konuştuğumuzda, 'bunlar yaşanmışmıdır ya' ifadesi ile tekrar o günleri düşündüm. Ve belki de bizim de unuttuğumuz Hizbullah gerçeğine tekrar bakma gereği duydum.

Ülkenin bir haber alma klasiği olan 32. Gün  vb bir çok programa tekrar baktım.

Peki kimdi bu Hizbullahcılar?..

Diyarbakır'da 1979 kurulan Hizbullah, uzun bir süre sessizliğini koruyarak örgütlendi. Tarih 1987'i gösterdiğinde Hüseyin Velioğlu cihat sürecinin başlaması gerektiğini savundu. Ve örgüt iki gruba ayrıldı. Tebliğciler, cihat zamanı gelmediği ve örgütlenmeye devam edilmesini savunan grup Menzil Tarikatı'nı oluşturdu. İlimciler olarak adlandırılan Hüseyin Velioğlu önderliğindeki grup ise Hizbullah'ı kurdu. 1987'den 1993'e kadar iki grup arasında yaşanan çatışmalarda 70 kişi öldürüldü.

Hizbullah kendi ideolojisi dışında kalan herkesi hizbul-şeytan olarak tanımlayarak cihat devrine geçti.

Örgüt kendilerine bağlı camiilerde ve örgüte ait evlerde gizli bölmeler oluşturarak kaçırdıkları insanları bu sığınaklarda tutup sorguya çekiyordu. Bu sığınaklarda bulunan insanların çoğu domuz bağı denilen bir yöntem ile öldürüldü. Hizbullah örgütüne ait hiç bir bayrak, flama ya da amblem bulunmuyor. Aynı zamanda örgüt, eylemlerini üstlenmiyor. Ama Hizbullah'ın imzası yaptığı eylem biçimi. Hizbullah domuz bağı yöntemi, satır ve bıçak, enseye tek kurşun yöntemleri ile insan öldürüyor.

1992'de Hizbullah'a karşı operasyonlar yapılsa da örgüt 17 Ocak 2000'de Beykoz'da yapılan bir ev baskını ile Türkiye gündemine oturdu. Çıkan çatışmada Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi.

Ülkeyi şok eden ise villanın bahçesinde çıkan cesetler idi. Türkiye'nin bir çok yerinde bulunan Hizbullah evlerinde onlarca insanın cesedine ulaşıldı.

17 Temmuz 1998'de evinin önünde kaçırılan Konca Kuriş'in cesedi 2000'de Konya Meram'da bir hücre evinde bulundu. Müslüman feminist olan, Konca Kuriş domuz bağı yöntemi ile işkenceye uğramış ve kaçırıldıktan 35 gün sonra öldürülerek evin bodrumuna gömülmüştü.

1998'de Mardin'de yapılan bir operasyon ile Hizbullah'ın 20.000 sayfalık arşivi ele geçirildi.Bu operasyondan sonra  Hizbullah ciddi darbe aldı.

17 Ocak’ta İstanbul Beykoz’da gerçekleştirilen operasyonda Hizbullah’ın lideri Hüseyin Velioğlu öldürülürken, Edip Gümüş ve Cemal Tutar gibi üst düzey yetkilileri de yakalandı.

Hüseyin Velioğlu'nun öldürüldüğü operasyondan sonra çok sayıda tutuklama yaşayan örgütün çöküş dönemine geçdiği söylense de Hizbullah 24 Ocak 2001'de Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve beş korumasının öldürüldüğü eylemi gerçekleştirdi.

Hizbullah 2002'de silah bıraktığını duyurdu. 2004’de ise Mustazaf-Der kuruldu. 2012’de dernek, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından “Hizbullah terör örgütünün amacı doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu” gerekçesiyle kapatıldı. Bunun üzerine bu kez de, 2012’de, partileşme kararı alındı ve Hür Dava Partisi yani HÜDA-PAR kuruldu. 2014 den beri tüm seçimlerde AKP’yi destekleyen Hüda-Par son seçimlerde bu desteğinin karşılığı olarak Cumhur İttifakı milletvekili listelerinde aday göstererek TBMM’ne 4 milletvekili gönderdi.

Kadınların sahiplendirilmesi gerektiğini savunan, medrese eğitiminin zorunlu eğitimde yer almasını savunan, İslami ahlak kavramı altında kendi gibi düşünmeyen ve yaşamayan kişilerin cezalandırılmasını talep eden Hüda-Par, yaptığı açıklamalarda da bu güne kadar Hizbullah ile arasına mesafe koymamıştır.

Hüda-Par’ın mesafe koymadığı Hizbullah, İslami ahlaka uygun giyinmediği için sokakta kadınlara kezzaplı saldırı düzenleyen, insanları satırlar ile öldüren, ibadet evleri olan camilerin altına işkencehaneler kuran, mahkemelerde aleni bir şekilde mahkeme heyeti ve devletin tüm kurumlarını tehdit eden, bu ülkenin aydınlık yüzleri olan gazetecileri katledendir.

Ülkemiz son 21 yıldır pupa yelken karanlığa doğru koşmaktadır. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde bu koşuyu durdurmak için sandığa gitmemiz ve bu karanlığa dur dememiz gereklidir. Bu seçim aynı zamanda liyakat ile liyakatsizliğin, mafya düzeni ile hukuk düzenin, tek adamlığa karşı çoğulculuğun seçimidir. Her ne kadar önümüzde bizi bekleyen zor bir dönem olsa da umutla, geleceğe inanarak, ülkenin yüzünü karanlıktan aydınlığa çevirmek için sandığa git ve karar ver.