YANIK AĞIT
Zozan AYDOĞDU: ÖLÜMÜN NEFESİNİ YAŞAMINDA HİSSEDEN BİR KADIN: AHMADOVA
Bitmeyen katliamların, soluksuz
kaldığımız acıların yaşandığı topraklar üzerinde nefes aldığımız coğrafya.
Yine bir tarih düşüyor takvim
yapraklarına.
2 Temmuz’un yılı yok artık hep
1993…
Bir halkın yaşadığı ortak bir acı
ancak adalet sağlanırsa bir nebze nefes alınır. Unutulmaz ama bilinir ki bir
daha böyle bir acının yaşanma olasılığı azalır.
30 yıl önce bu halka bir yangın
yaşatıldı. Hala yanan, bizi nefessiz bırakan…
Bir yüzyıl geçse de gerçek adalet
sağlanmadığından nefessiz kalmaya devam edeceğimiz…
Nasıl ki 500 yıl önce darağacında
idam edilen Pir Sultan’ın acısı hala boğazımızda, sazımızda, sözümüzde ise…
Pir Sultan Abdal şenlikleri için
dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin tarafından Sivas’a davet edilen fikir
insanı ve sanatçı Sivas’ta idiler. Ülkenin dört bir yanından şenlikler için
gelen çoğunlukla alevi vatandaşlar ile birlikte, ülkenin dört bir yanından
inançları gereği semah dönmeye gelen gençler, kadınlar, erkekler…
Devletin valisi tarafından davet
edildiğiniz bir şenlik. Sazların teline dokunulacak, acılarımız, sevinçlerimiz,
umutlarımız nefeslerimizle buluşacak, hayal ettiğimiz o güzel günler gelsin
diye semaha duracağız, birbirimize hiç sırtımızı dönmeden hep yüz yüze baka
baka göğe açılacak ellerimiz.
Hiç dönmedik sırtımızı
birbirimize, yan yana durduk Madımak Otelinde ilk kıvılcımı yaktıklarında. Ve
yüz yüze baktık alevler gökyüzüne doğru yükselirken.
On altısı çocuk otuz üç insanımız
yakılırken diri diri…
Madımak
Oteli dışında toplanan ve oteli ateşe verenler, "Kahrolsun
laiklik!", "Müslüman Türkiye!", "Yaşasın
Şeriat!" sloganları atıp tekbir getirirken dönemin başbakanı
(ülkenin en karanlık döneminin başbakanı) Tansu Çiller "Çok şükür, otel
dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir" ifadesi ile katliamı sahiplendi.
Sivas Katliamını gerçekleştirenlerin
avukatlığını yapan Şevket Kazan ise 1996’da ülkenin Adalet Bakanı oldu.
Sivas
Katliamı davası 20 yılın ardından, 13 Mart 2012'de mahkemenin davayı zaman
aşımı nedeniyle düşürmesiyle kapandı.
Aralarında
katliamda yakınlarını kaybedenlerin aileleri başta olmak üzere, sivil toplum
kuruluşları ve partiler "insanlık suçlarında zaman aşımının
kaldırılmasını" talep ettiler ancak talepleri bir karşılık bulmadı.
Mahkeme
Başkanı alınan zaman aşımı kararını "İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz
ama bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın
düşmesine karar verilmiştir" açıklaması yaparak savundu.
Dönemin
başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletimiz için, ülkemiz
için hayırlı olsun.“ diyerek mahkeme kararını olumlu olarak yorumladı.
30
senedir bir yangın var ülkemde. 30 senedir bir türlü söndürülemeyen.
Sönmeyen
bu yangında kaybettiğimiz Behçet Aysan’ın mısraları dile getirildi bu ülkenin
sanatçıları tarafından. O karanlık dumanın boğamadığı mısralara nefes oldular.
Kalan Müzik tarafından hazırlanan albüme onlarca müzisyen ses oldu.
Yanık
bir Ağıt’ı söylediler bize hepimizin bildiği…
Yanık Ağıt’ı söylemeye devam edeceğiz adalet gelinceye kadar…









