BU NE ÇELİŞKİ, BU NE TUTARSIZLIK?
Büşra Bütün: “YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...”
Muhafazakar
ve çocuğunu iyi yetiştirmek isteyen bir toplum olarak nelere dikkat ediyoruz?
Şiddete
karşıyız ama tüm sorunlarımızı şiddete dayalı çözmeye çalışıyoruz.
Zinaya
karşıyız ama her akşam televizyonlarımızı açtığımızda aile içi çarpık
ilişkilerin olduğu, yasak aşkları konu alan, evlenmeden çocuk yapanların
hayatını dizilerde izliyoruz.
“Aman
öpüşmek ayıp, kapat gözlerini” diye binbir uyarı veriyoruz çocuklara ama
kendimiz içine düşecek kadar inceliyoruz her sahneyi.
Kan
davalarına ve süregelen cinayetlere karşıyız, her ortamda tepkimizi belli
ediyoruz ama söz konusu olan olaylar televizyon ekranlarında yansıtıldığında
pür dikkat oraya veriyoruz kendimizi.
“İçki
içmek haramdır” diye naralar atıyoruz ama alem yapan bir grup genç ya da
içkiyle sakinleşmeye çalışan zenginlerin hayatlarına imrenirken buluyoruz
kendimizi.
Paranın
kulu köpeği olunmaması için öğütler yağdırıyoruz etrafa ama her kitapta, her
filmde paranın köpeği olanlara şahitlik ediyoruz, gıptayla bakıyoruz onlara.
Arkadaşlığın
önemini vurguluyoruz her fırsatta ama birbirinin kuyusunu kazmaya çalışan
kişileri sanki örnek alıyormuş gibi izliyoruz. Yargılıyoruz, mana buluyoruz ama
bir süre sonra kendimizi de o hayatın içinde buluyoruz.
Dönüp
duran aynı senaryolar, aynı hayatlar, aynı çıkmazlar…
Her
birini sanki ilk kez görüyormuş gibi bakıyoruz. Kendimize pay çıkarmaya
çalışıyoruz.
Filmlerde,
dizilerde kendimizi kaybedene kadar neden elimize yararlı bir kitap alıp
okumayı denemiyoruz?
Bu
ne çelişki, bu ne tutarsızlık?
“Çocuk
fotoğraf makinesidir” sözüne ne oldu peki?
Biz
ne yaparsak onların da aynı şeyi yapacağını bilmiyor muyuz?
Söylediğimiz
sözler, gittiğimiz yerler, görüştüğümüz kişiler, izlediğimiz filmler bizim
kalitemizi gösterir ve çocuğumuz ya da bizi rol model alan başka gençler de
aynı kaliteye sahip olur bir süre sonra.
Reyting
uğruna yayınlanmaya çalışılan yanlış olaylara kapatın gözlerinizi, duymayın
veya görmeyin size ters düşenleri.
Bir
kitap okuyun, bir belgesel izleyin, bir müze gezin, doğada bir yürüyüş yapın,
birine yardım edin, kendinizi dinleyin.
Siz
ne isterseniz hayatınız o yönde şekillenir, unutmayın. Teknoloji ve bilim
konusunda çağı yakalayın, batıya ayak uydurun ama söz konusu etik davranışlar
olunca biraz geride durun.
Hem
Avrupa’ya özenip hem de Avrupa’ya karşı olan tek millet olabiliriz bence. Daha
neyi istediğimizi bile bilmezken kendimizi değiştirmek epey güç olabilir,
farkındayım. Ama ne olursa olsun çocuklarımız ve gençler bizim geleceğimiz.
Onlar için fedakarlık yapmamız, en doğru davranış olabilir.
Onların
nasıl yetişmesini istiyorsak, nasıl bir gelecek istiyorsak bu bizim
ellerimizde. Sözlerimiz ve hareketlerimiz birbirini destekler ve doğruyu
gösterirse, geleceği kucaklamaya hazırız demektir.









