HİJYEN
Büşra Bütün: “YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...”
Yerlere atılan maskeler,
Yürürken ayağımıza yapışan tükürükler,
Az önce dumanıyla zehirlendiğimiz sigara izmaritleri,
Kullanılmış ve yere atılmış boş su şişeleri,
Yenilen krakerin çöp poşeti,
Bir arabanın egzozundan çıkan pis duman,
Ve daha niceleri…
Son zamanlarda hijyene ne kadar önem verdiğimiz söylense de maalesef ki buna
katılmıyorum. Katılmamakla da kalmıyor, bizzat gözlerimle bu pisliğe şahit oluyorum.
Ağzımıza maske takınca hijyenik oluyor ve mikroplardan korunuyoruz sanki, değil mi! Peki
ya o maskeyle işimiz bittiğinde yere mi atmamız gerekiyor? Eğer öyleyse biz hijyen
kavramını çok yanlış anlamışız demektir!
Bencillik, insanın içinde hapsolan bir zehirdir. Evimizi temizler, kendimizi koruruz lakin iş
başkalarına ve çevreye geldiğinde aynı hassasiyeti neden gösteremiyoruz?
Evimizi veya odamızı temiz tutmaktaki ısrarımızı neden sokaklar söz konusu olduğunda
gerçekleştiremiyoruz?
Başka bir canlının sağlığı ve hijyeni söz konusu olduğunda neden gözlerimizi kapatıyoruz?
Hiçbir birey başkasına ait olan mikroplarla birebir muhatap olmak istemez, değil mi? Peki o
halde neden yürürken yerlere tükürüyoruz? Çiğnediğimiz bir sakızı hiç düşünmeden sokağın
ortasına neden fırlatıp atıyoruz?
Mesela benim hijyenik ayakkabım neden başkasının tükürüğüyle göz göze geliyor?
Çok yazık…
Unutmayın ki, belediyeler size hizmet etmek için var ve bu sebeple de her sokak başında sizi
karşılayan çöp kutuları konuşlandırılmış. Onlara selam verin!
Hiç çekinmeyin, onlar sizi bağrına basar!
Kendi mikroplarınızı sadece kendinize saklayın ve o müthiş maskelerinizi işiniz bittiğinde
şahsi çöpünüzle müşerref ettirmekten hiç korkmayın.
Hayat ve şatlar yeterince zorken bir de sizler zorlaştırmayın. “Ben yapınca mı düzelecek?”
demeyin sakın. Atılan bir adım, gidilecek yollara umut niteliğindedir. Bir adım, bir adım ve
bir adım daha…
Hayatın özentilikten ibaret olduğunu da düşünürsek; bir gün birileri sizi kıskanır ve
arkanızdan adımlarınızı takip edebilir. Kim bilir!
O yüzden öyle belirgin izler bırakın ki; arkanızdan gelen topluma örnek olabilin. Bir çöp, bir
mikropla bizi tanıştırabilir ya da o mikrobu kırabilir. Önemli olan, bizim hangi yolu
seçtiğimizdir. “Onlar yapmıyor.” değil, “Ben yapıyorum.” demekte ısrar edin kendinize.
Toplum sizi kurtarmaz ama siz toplumu kurtarabilirsiniz. Hem de tek başınıza!
Herkesin aynı yöne gidiyor olması o yönün doğru olduğu anlamına gelmez.
İlk iş üzerimize düşeni layığıyla yerine getirmektir.
Ve en önemlisi; kendimiz için, ailemiz ve toplumumuz için çevremizi temiz tutalım.
Maskelerimize sahip çıkalım, attığımız her adımda arkamızdan gelenleri düşünelim.
Bir adımla dünyayı kurtarıp kahraman olabilirsiniz, unutmayın!









