ALİAĞA’DA GAZETECİ Mİ VAR?
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

ALİAĞA’DA GAZETECİ Mİ VAR?

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi so

06 Ocak 2025 Pazartesi 13:32 makaleler

Ne zaman Aliağa’da bir şeyler olsa, kabak gazetecinin başına patlar.

Genel söylem şudur:

“Aliağa’da bunları yazacak gazeteci mi var?”

Yok!..

Evet. Aliağa’da gazeteci yok.

***

Olsaydı mesela; Aliağa’da siyasetin ve hiçbir siyasi partinin kalmadığını, CHP’nin de, AKP’nin de, MHP’nin de, en küçüğünden en büyüğüne bütün siyasi partilerin perde arkasındaki ilçe başkanının Serkan Acar olduğunu yazarlardı.

O başkan olduğundan beri AKP ve MHP başta olmak üzere, onunla uyumlu çalışacak isimler ilçe başkanı ve yönetici olmuyor mu?

Yerel seçimlerde en önemli rakibinin finansörü ve destekçisi eski ortağı değil miydi?

Ki, yerel seçim propagandalarında 10 yıldır görev yapan başkanın hiçbir olumsuz icraatı kampanya malzemesi olarak kullanılmadı.

***

Aliağa’da gazeteci olsaydı mesela; yıllardır bölgenin havasını, suyunu, toprağını kirleten, ama merkezleri İstanbul’da olduğu için ilçeye gram faydası olmayan, katkı sağlamayan büyük sanayi kuruluşlarının tepesine çökerdi. Her gün temcit pilavı gibi gündemde tutup “Hoop hemşerim, öyle tek tük sponsorlukla, devede kulak desteklerle bir şey yapmış olmuyorsun, açıverin şu kesenin ağzını da Aliağa’nın önemli altyapı sorunlarına bir el atıverin” derlerdi.

***

Mesela iş kazalarında ve işçi güvenliğindeki zaafiyetlerde, toplu sözleşme görüşmelerinde “Arkadaşlar çok üstlerine gitmeyin, sonuçta ekmek kapımız. Sizin yüzünüzden sorun yaşıyoruz” diyen sendika yönetimlerini ifşa eder, sokağa çıkamaz hale getirirdi. Kocamaaan adı olan Demokrasi Platformu’nun eylemlerde örgütlerin yöneticilerinin toplamı kadar bile kalabalığı nasıl toplayamadığını sorgulardı.

***

Olsaydı; liman inşalarında üzeri örtülen tarihi, parçalanan sütunları, yurt dışına kaçırılan eserleri yazardı.

Dönen rüşvet çarklarını,

Sisteme dahil olduktan sonra Allah’ın “yürü ya kulum” dediklerini,

Para aklayanları, masumları karalayanları,

Aliağa’yı ve Aliağa’nın geleceğini parsel parsel satanları, satanlarla gizli ortaklık kuranları yazardı.

***

Mesela gazeteci kisvesiyle İzmir’den gelip, haftalarca “Aliağa Belediyesi’nde neler oluyor?” diye fragman döndürüp, cukkayı kapınca birden CHP ilçe başkanı hakkında yayın yapmaya başlayanları da yazardı.

***

Peki Aliağa’da “Gazeteciyim” diye geçinenler ne yapıyor?..

Maile gelen bültenlerle, WhatsApp’tan atılan fotoğraflarla haber yapıyorlar. Suya sabuna dokunmayan etkinlik haberleriyle günü geçiştiriyorlar.

Neden?..

Çünkü gazetecinin de ayakta durması, hayatını idame etmesi gerekiyor.

Çünkü yukarıda sıraladığım olayların failleri, gazetecinin temel geçim kaynağı, reklam müşterisi.

Çünkü Aliağa halkı, esnafı, yerel kuruluşları basını desteklemek için üç kuruşluk desteği, bir küçük reklamı esirgiyor.

Çünkü bunları yazan, yazmaya çalışan gazetecilere neler olduğunu, ne koşullarda yaşamaya çalıştığını görüyor.

***

Evet güzel kardeşim. Aliağa’da gazeteci yok.

Dolayısıyla, bugüne kadar destek vermediğin, arkasında durmadığın, yok saydığın emektarların 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutlamaya kalkma, ikiyüzlülük yapma!..

 


Diğer köşe yazıları

YG21 (3) ALİAĞA'NIN ORTAK AKLI NEREDE?

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi sokağımızda sınamaktır.

17 Eylül 2026 Perşembe 12:00 makaleler

DÜNYA STANDARTLARINA DOĞRU GİDERKEN...

Geçen yazımızda Aliağa Belediyesi'ndeki toplu istifaları yazmıştık. Sayın Serkan Acar da açıklamasını yaptı. "Dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açıyoruz” dedi. Güzel. Biz de şimdi bu yelkenin rüzgârını biraz daha yakından inceleyelim.

16 Eylül 2026 Çarşamba 11:42 makaleler

YG21 (2) KENT KONSEYİ VAR AMA KENTİN SESİ NEREDE?

Geçen yazımızda 21 yıl önce hazırlanmış bir el kitabının sayfalarını açmıştık. Yerel Gündem 21'i konuşmuştuk. Bugün biraz daha ileri gidelim.

15 Eylül 2026 Salı 09:49 makaleler

YEREL GÜNDEM 21... NEDEN YENİDEN KONUŞUYORUZ?

Bazı fikirlerin zamanı geçmez. Sadece yeniden hatırlanmayı bekler. Yaklaşık 20 yıl önce elime geçen bir kitapçığı geçtiğimiz günlerde yeniden açtım.

13 Eylül 2026 Pazar 14:07 makaleler

EGE'DE HARİTALAR ÇARPIŞIYOR (3)

Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.

06 Eylül 2026 Pazar 22:16 makaleler