BUYRUN CENAZE NAMAZINA!
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

BUYRUN CENAZE NAMAZINA!

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi so

23 Mart 2024 Cumartesi 23:00 makaleler

Mezarlıklar kendini vazgeçilmez gören insanlarla doluymuş ya hani, işte bizim CHP de siyasi meftaların toplanma merkezi olmuş da farkına varamamışız bunca zamandır..

Herkes, her şeyi sadece ve sadece kendi biliyor, başka akıla ihtiyaç duymuyor, küçümsüyor.

Tek adam rejimine karşı çıkarken kendi hükümranlarımızı, tiranlarımızı yaratmışız; gönüllü parti köleleri olarak takılmışız peşlerine…

Ne yaparlarsa, ne söylerlerse şak şak alkışlayan, “amman parti zarar görmesin” diye bütün kirli işleri, ilişkileri örtenler en çok zararı verdi bu partiye oysa ki. Yapanın yaptığı yanına kar kaldı, sıkıntıyı masum parti tabanı çekti.

Düne kadar başka partilere destek verenler, hatta başka partilerden aday olanlar geri döndü, açtık kapıları sonuna kadar. CHP’nin en üst kademelerindeyken gizli pazarlıklar ile gemisini yürütenler, partinin yıllarını çalanlar; cüzdanlarındaki şişkinlik kadar itibar sahibi oldular tekrar tekrar…

Suç onların mı? Hayır tabii ki…

“İş” bilenin, kılıç kuşananın ne de olsa.

Neden tırnak içinde iş? Çünkü bu muhterem zatlar için siyaset yok, ticaret var. Bugün “iş” gereği partisine sözümona destek verenler, emin olun yarın erk ne taraftaysa o tarafa yaslanıverecekler ilk önce en yakınlarındakileri satarak…

***

Sormazlar mı hiç “bugün karşısında çatır çatır kampanya yürüttüğünüz zat, düne kadar beraber döktüğünüz hafriyatlarla Aliağa’nın doğasını katleden zat değil miydi?” diye?...

Sormazlar mı “10 yıldır iyiydi de şimdi aranızdan kara kedi mi geçti?” diye?

Rahmetli Demirel’in söylediği gibi “dün dündür, bugün bugündür” mü diyeceksiniz?

***

Zaafiyet diz boyu.

Çaresizlik de…

Şimdiki pişmanlık fayda etmiyor ne yazık ki. Değişimi sadece isimlere bakarak oylayanlar dizlerini dövüyor; neye yarar?..

Bilmem kaç kişilik ilçe yönetimi, bilmem kaç kişilik yedeği, kadını ve gençliği artık iki kişiden ibaret.

Başkan da onlar, sayman da, sekreter de…

Şimdiden “siyasi mefta” oldular, haberleri yok.

Haberleri olsa umurlarında olur mu? Hiç sanmam.

Ve maalesef ki; kendi cenazeleriyle birlikte geleceğin parlak siyasetçisi, başkanı, meclis üyesi olabilecekleri de gömecekler bu sürecin sonunda.

Ölümü gösterip sıtmaya razı ettikleri vuracak altlarındaki iskemlelere ilk tekmeleri hem de.

Atı alan Üsküdar’ı geçecekmiş; geçsin…

Biz alışkınız.

Bir beş sene daha kaybederiz, yeniden ve daha büyük umutlarla doğarız küllerimizden.

Çünkü biz;

“leke sürülmesin diye anamızın ak sütüne

Başımızın gölgesini bile düşürmedik önümüze”

Diyenleriz, diyebilenleriz!..


Diğer köşe yazıları

YG21 (3) ALİAĞA'NIN ORTAK AKLI NEREDE?

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi sokağımızda sınamaktır.

17 Eylül 2026 Perşembe 12:00 makaleler

DÜNYA STANDARTLARINA DOĞRU GİDERKEN...

Geçen yazımızda Aliağa Belediyesi'ndeki toplu istifaları yazmıştık. Sayın Serkan Acar da açıklamasını yaptı. "Dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açıyoruz” dedi. Güzel. Biz de şimdi bu yelkenin rüzgârını biraz daha yakından inceleyelim.

16 Eylül 2026 Çarşamba 11:42 makaleler

YG21 (2) KENT KONSEYİ VAR AMA KENTİN SESİ NEREDE?

Geçen yazımızda 21 yıl önce hazırlanmış bir el kitabının sayfalarını açmıştık. Yerel Gündem 21'i konuşmuştuk. Bugün biraz daha ileri gidelim.

15 Eylül 2026 Salı 09:49 makaleler

YEREL GÜNDEM 21... NEDEN YENİDEN KONUŞUYORUZ?

Bazı fikirlerin zamanı geçmez. Sadece yeniden hatırlanmayı bekler. Yaklaşık 20 yıl önce elime geçen bir kitapçığı geçtiğimiz günlerde yeniden açtım.

13 Eylül 2026 Pazar 14:07 makaleler

EGE'DE HARİTALAR ÇARPIŞIYOR (3)

Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.

06 Eylül 2026 Pazar 22:16 makaleler