Doğrudan Temin İstisna, Bu Firma Müstesna...
Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

Doğrudan Temin İstisna, Bu Firma Müstesna...

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi so

25 Mart 2026 Çarşamba 20:13 makaleler

Artık şaşırmıyoruz ama, yine de sormadan, kurcalamadan edemiyoruz işte.

Birileri “cambaza bak” diyor, siz cambaza bakarken birileri deveyi havuduyla birlikte götürüyor.

***

Hadi bir ihaleye bakarsınız, “olabilir” dersiniz…
İkincisine bakarsınız, “tesadüf” dersiniz…
Ama üçüncüsünde, dördüncüsünde artık durup düşünmek gerekir.

***

Aliağa Belediyesi’nin son dönemde yaptığı bazı alımlara bakınca insanın aklına tam da bu geliyor.

Bir tarafta yaklaşık 97 milyon liralık bir “bitkisel mal alımı”… Üstelik 4734 sayılı kanunun 3/a maddesi kapsamında, yani ihale dışında, istisna yoluyla yapılmış.

Diğer tarafta yine aynı firmaya verilen yaklaşık 14 milyon liralık çelik konstrüksiyon gölgelik işi… Üstelik bu ihalede dikkat çeken bir detay var: En düşük teklif ile en yüksek teklif aynı. Yani ortada gerçek anlamda bir rekabet olup olmadığı tartışmalı.

Bir başka iş daha… Bu kez belediye binaları ve hizmet alanlarının bakım, onarım ve tadilat işleri. Yaklaşık 23–26 milyon lira bandında sonuçlanan bir ihale.

Toplayınca ne çıkıyor ortaya?

Kısa bir zaman diliminde, aynı firmaya yaklaşık 130 milyon liralık iş.

***

Buraya kadar yine “olabilir” diyebilirsiniz.

Ama asıl mesele burada başlıyor.

Çünkü bu işler aynı alanda değil.

Biri bitkisel üretim ve peyzaj bilgisi gerektiriyor.
Biri çelik konstrüksiyon, yani mühendislik ve imalat işi.
Diğeri ise bakım-onarım, çok disiplinli teknik bir alan.

Şimdi soralım:

Aliağa’da bütün bu işleri en iyi yapan tek bir firma mı var?

Aynı firma hem peyzajda, hem çelikte, hem de tadilatta mı en uygun, en hızlı, en doğru tercih oluyor?

Yoksa burada başka bir tercih mekanizması mı devreye giriyor?

***

Daha dikkat çekici bir detay var…

Söz konusu firma, 2024 yerel seçimlerinin hemen ardından kurulmuş. Yani henüz çok yeni. Piyasada uzun yıllara dayanan bir geçmişi, bilinen büyük ölçekli referansları yok.

Buna rağmen, kısa süre içinde belediyeden onlarca milyonluk işler alabiliyor.

Bu noktada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Bu bir başarı hikâyesi mi…
Yoksa bir tercih hikâyesi mi?

Ve belki de en kritik soru:

Bu işler mi firmayı büyüttü, yoksa firma bu işler için mi büyütüldü?

***

Üstelik mesele sadece “kime verildiği” değil, “nasıl verildiği” daha büyük önem arz ediyor.

97 milyon liralık alımın “doğrudan temin istisna” kapsamında yapılmış olması, işin en dikkat çekici tarafı.

Kamu İhale Kanunu’nun 3/a maddesi, her alım için kullanılabilecek bir yol değildir. Bu madde, belirli ve sınırlı durumlar için öngörülmüştür. Yani istisna, adı üzerinde, istisnadır.

Peki bitkisel mal alımı gibi, piyasada birçok tedarikçinin bulunabileceği, rekabetin rahatlıkla sağlanabileceği bir iş gerçekten istisna kapsamında değerlendirilebilir mi?

Yoksa bu tür işler normal şartlarda açık ihale ile yapılması gereken işler değil midir?

Eğer piyasada birden fazla tedarikçi varsa,
Eğer rekabet oluşturmak mümkünse,
Eğer kamu daha uygun fiyatı bulabilecek durumdaysa…

O zaman istisna neden tercih edilir?

***

Bir diğer tarafta, yapılan ihalelerde rekabetin zayıf olduğu görüntüsü…

Tek teklifli ihaleler…
Aynı firmada yoğunlaşan işler…

Ve sonuç değişmiyor.

Yöntem değişiyor, sonuç değişmiyor.

Nitekim Sayıştay raporlarında yıllardır benzer konulara dikkat çekiliyor. Doğrudan teminlerin ve istisna hükümlerinin yerinde kullanılmaması, rekabetin yeterince sağlanmaması, işlerin belirli firmalarda yoğunlaşması…

Peki bu uyarılar ne kadar dikkate alınıyor?

Bugün ortaya çıkan tabloya bakınca, bu soruyu sormak kaçınılmaz hale geliyor.

***

Elbette burada kesin hükümler vermek bizim işimiz değil.

Ama sormak, sorgulamak ve kamu adına dikkat çekmek hepimizin sorumluluğu.

Çünkü mesele sadece bir firma meselesi değil.

Mesele; şeffaflık, rekabet ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı meselesidir.

Gerisi…

Kamuoyunun takdirine!

 




Diğer köşe yazıları

YG21 (3) ALİAĞA'NIN ORTAK AKLI NEREDE?

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi sokağımızda sınamaktır.

17 Eylül 2026 Perşembe 12:00 makaleler

DÜNYA STANDARTLARINA DOĞRU GİDERKEN...

Geçen yazımızda Aliağa Belediyesi'ndeki toplu istifaları yazmıştık. Sayın Serkan Acar da açıklamasını yaptı. "Dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açıyoruz” dedi. Güzel. Biz de şimdi bu yelkenin rüzgârını biraz daha yakından inceleyelim.

16 Eylül 2026 Çarşamba 11:42 makaleler

YG21 (2) KENT KONSEYİ VAR AMA KENTİN SESİ NEREDE?

Geçen yazımızda 21 yıl önce hazırlanmış bir el kitabının sayfalarını açmıştık. Yerel Gündem 21'i konuşmuştuk. Bugün biraz daha ileri gidelim.

15 Eylül 2026 Salı 09:49 makaleler

YEREL GÜNDEM 21... NEDEN YENİDEN KONUŞUYORUZ?

Bazı fikirlerin zamanı geçmez. Sadece yeniden hatırlanmayı bekler. Yaklaşık 20 yıl önce elime geçen bir kitapçığı geçtiğimiz günlerde yeniden açtım.

13 Eylül 2026 Pazar 14:07 makaleler

EGE'DE HARİTALAR ÇARPIŞIYOR (3)

Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.

06 Eylül 2026 Pazar 22:16 makaleler