Bülent PINARBAŞI diğer köşe yazıları
YG21 (3) ALİAĞA'NIN ORTAK AKLI NEREDE?
Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk.
Bugün artık biraz daha yakına bakalım.
Aliağa'ya...
Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi sokağımızda sınamaktır.
DÜNYA STANDARTLARINA DOĞRU GİDERKEN...
Geçen yazımızda Aliağa Belediyesi'ndeki toplu istifaları yazmıştık.
Sayın Serkan Acar da açıklamasını yaptı.
"Dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açıyoruz” dedi.
Güzel.
Biz de şimdi bu yelkenin rüzgârını biraz daha yakından inceleyelim.
YG21 (2) KENT KONSEYİ VAR AMA KENTİN SESİ NEREDE?
Geçen yazımızda 21 yıl önce hazırlanmış bir el kitabının sayfalarını açmıştık.
Yerel Gündem 21'i konuşmuştuk.
Bugün biraz daha ileri gidelim.
YEREL GÜNDEM 21... NEDEN YENİDEN KONUŞUYORUZ?
Bazı fikirlerin zamanı geçmez.
Sadece yeniden hatırlanmayı bekler.
Yaklaşık 20 yıl önce elime geçen bir kitapçığı geçtiğimiz günlerde yeniden açtım.
EGE'DE HARİTALAR ÇARPIŞIYOR (3)
Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.
CHP'DEN YENİ PARTİ'YE KOMİSYON HEDİYESİ
Ne ilginç tesadüftür ki; Aliağa'da CHP'nin boşalan meclis komisyon üyeliklerinin yine CHP'liler tarafından Yeni Parti'ye hediye edilmesiyle yaklaşık aynı zamanlarda, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın açıklamaları da paat diye karşımıza çıkıverdi.
DÜNYA STANDARTLARINDA İSTİFA!..
Dün yayınladığımız "Aliağa Belediyesinde Kapsamlı Değişiklik” haberimizin ardından; sessiz sedasız bu işi kotarmak isteyen Sayın Serkan Acar'ın "dünya standartlarında belediyecilik” açıklamasını okudum.
EGE'NİN İKİ YAKASINDA STRATEJİK GÜÇ MÜCADELESİ
Türkiye'de gündem o kadar hızlı değişiyor ki…
Bir gün kurultay konuşuyoruz.
Ertesi gün mahkemeyi.
Sonra kongreleri, partileri, istifaları, ihraçları…
EGE'Yİ YUNAN GÖLÜ SANIYORLARSA...
Türkiye'nin 16 Ağustos'ta aldığı iki karar var.
Biri Fethiye-Kaş Deniz Millî Parkı.
Diğeri Kuzey Ege Deniz Millî Parkı.
İlk bakışta çevre kararı gibi görünüyor.
SEÇİM SİSTEMİ SİL BAŞTAN MI?
Hep aynı yanlışı yapıyoruz.
Bugünkü hataya isyan ederken, bağırıp kahrolurken; asıl sebepleri, yanlışın nereden ve ne zaman başladığını düşünmeyi atlıyoruz.
DEVLETTE BİR DEVİR TESLİM Mİ YAŞANIYOR?
Türkiye'de devlet ile tarikatlar arasındaki ilişki yeni değil. 12 Eylül'den Turgut Özal'a, FETÖ döneminden 15 Temmuz sonrasına kadar değişen şey yalnızca isimler ve güç dengeleri oldu.
BARIŞSA HERKESE BARIŞ
Türkiye yine tarihi bir eşikten geçiyor.
Adına "Terörsüz Türkiye” deniliyor. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” deniliyor.
MESELE PARTİ Mİ, KİŞİ Mİ?..
En son 80 ihtilali öncesinde böyle kardeş kardeşe düşmandı. Siyasal kamplaşma cepheden örgüte, örgütten fraksiyona, fraksiyondan kliklere, hücrelere kadar bölünmüş; bırakın sağı/solu, aynı idealleri savunduğunu iddia edenler birbirine düşman olmuştu.
BİSİKLET TAMİRCİSİ DENİZ...
Fıkra bu ya…
Hitler ile Mussolini bir barda oturmaktadır. Bir adam içeri girer ve barmene:
— Bunlar Hitler ve Mussolini değil mi? diye sorar.
Özü çürük imiş duyduk sonradan...
Zamanında çok yazdık, çizdik, anlattık ama dinletemedik.
Hatta bu nedenle hain ilan edildik, rakip aday lehine çalışmakla suçlandık, disiplin listelerinde anıldık.
Denetim Raporu mu, İhmallerin İtirafı mı?
Aliağa Belediyesi'nin 2025 yılı denetim raporu yine raflardaki yerini aldı.
Ama mesele zaten o raflar…
Çünkü Aliağa'da denetim raporları okunmak için değil, unutulmak için yazılıyor.
Benzincide Yasak, Yanında Serbest Olabilir mi?
AK Parti iktidara geldi geleli Türkiye genelinde sermaye el değiştirdi, kendi zenginlerini yarattı; hızlı ve türbanlı bacılarımız son model jiplerin direksiyonunda boy göstermeye başladı ya…
Yeşil-Beyaz'dan Sarı-Siyah'a, Yeşil Sahadan Masaya
Aliağa'da spor, hiçbir zaman sadece spor olmadı. Hele ki işin içine belediye kaynakları, değişen renkler ve son haftalarda tabelada patlayan tuhaf skorlar girdiğinde, mesele bir "memleket meselesi"nden ziyade bir "matematik meselesi"ne dönüşüyor.
Doğrudan Temin İstisna, Bu Firma Müstesna...
Artık şaşırmıyoruz ama, yine de sormadan, kurcalamadan edemiyoruz işte.
Birileri "cambaza bak” diyor, siz cambaza bakarken birileri deveyi havuduyla birlikte götürüyor.
Şakran'da Büyük Projeler Sizin, İnsanca Yaşam Bizim Olsun
Şakran'ın bir pazaryeri var. Beldenin en güzel yerinde, en kıymetli yeşil alanı üzerine yapıldı. O günlerde bölge halkının itirazları yok sayıldı.
Aliağa'da Gençler Park Değil, Yurt Bekliyor!
Aliağa; sanayisiyle, limanlarıyla ve ekonomiye sağladığı devasa katma değerle Türkiye'nin göz bebeği.
CHP'de Yeni ve
Türkiye siyasetinde yeni parti tartışmaları çoğu zaman "kişisel hırs” ya da "bölünme” söylemiyle geçiştirilir. Oysa bugünlerde CHP çevrelerinde kulislerde konuşulan yeni bir siyasi arayış, basit bir kopuş hevesinden çok daha derin bir zemine oturuyor.
Bir Termosluk Saygınlık: Aliağa'da Yerel Medyanın Durumu
2014 seçimleri öncesini hatırlayın…
O zamanlar yerel medya henüz bu kadar ayağa düşmemişti.
Hâlâ gazetelerin etkisi, gazetecilerin saygınlığı vardı.
İstanbul'da Soruşturma, Aliağa'da Sessizlik: Bu Hikâyenin Belediyeyle Hiç mi İlgisi Yok?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen ve Türkiye'nin en kapsamlı yolsuzluk dosyalarından biri haline gelen soruşturmada adı geçen isimlerden biri, kırmızı bültenle aranan firari iş insanı Murat Gülibrahimoğlu. Hakkında "suç örgütü yöneticiliği”, "rüşvet”, "nitelikli dolandırıcılık”, "ihaleye fesat” gibi ağır suçlamalar var.
Muhtarlık Kurumu Yeniden Düşünülmeli mi?
Yerel yönetim konuşulurken çoğu zaman büyük başlıklar atılır: Belediye başkanları, projeler, bütçeler… Ama iş dönüp dolaşıp mahallenin kapısına geldiğinde, sistemin en zayıf halkalarından biriyle karşılaşırız: Muhtarlık kurumu.
Her Şeyin Başı Kim Jong-un
Kimi hatırladım, biliyor musunuz?
Hani Kuzey Kore'nin lideri Kim Jong-un var ya…
Aynısı olmasa bile, Kim Jong-un olma yolunda emin adımlarla ilerliyor bizim "her şeyin başı” başkanımız.
BELEDİYE SEÇİMİ ODALARDAN BAŞLAR
Herkes söylüyor…
Herkes biliyor…
Ama kimse kılını kımıldatmıyor.
YANMAYA RAMAK KALA...
Son yazımızda sizlere bazı rivayetlerden bahsetmiştik biliyorsunuz.
Bir dokununca bin ah işitiyormuşsunuz meğer…
"HER ŞEYİN BAŞI" KONTROLÜ KAYIP MI EDİYOR?
Efendim rivayet odur ki…
Aliağamızın güzide, seçkin, gözde okullarından biri, öğrencileri için yurt dışı gezisi organize ediyor.
Kayıt için de öğrenci başına masrafın belli bir kısmı peşinen tahsil ediliyor.
NEDEN OLMASIN?
Ne genel seçim, ne yerel seçim…
Şu bizim CeHaPe'yi motive eden tek şey parti içi seçimler yeminle…
Çarşafa dolanmak...
Tam eksikliğini hissetmeye başlamıştık ki, sağ olsun CHP yetişti imdada.
Malumunuz, seçim atmosferi bizim halkımızın olmazsa olmazıdır. Birilerini destekler, birilerini gömeriz. Bunun için birileriyle kavga ederken kendi dertlerimizi unuturuz.
İLK DÜĞME
Hep aynı yanlışı yapıyoruz. Bugünkü hataya isyan ederken, bağırıp kahrolurken; asıl sebepleri, yanlışın nereden ve ne zaman başladığını düşünmeyi atlıyoruz.
Bunu yapmadığımız sürece de aynı kısır döngünün içinde yuvarlanmaya devam edeceğiz.
BİR CHP KLASİĞİ
"Aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir” demiş bir büyük insan zamanında.
ALİAĞA’DA GAZETECİ Mİ VAR?
Ne zaman Aliağa’da bir şeyler olsa, kabak gazetecinin başına patlar.
Genel söylem şudur:
“Aliağa’da bunları yazacak gazeteci mi var?”
SİZİN GEMİ NE YÖNE GİDİYOR?
Eskiden "Aliağa çocuğu" modası vardı...
O moda şimdi "Şakran'ın Yerlisi" olarak devam ediyormuş meğer.
"ŞAHSİYETSİZ MEDYA" ALİAĞA'DAN BİLDİRİYOR!
Son zamanlarda pıtırak gibi biten, her sosyal medyada “sponsorlu” olarak karşımıza çıkan haber sitelerinin farkındasınızdır.
Hepsi önce masum masum, bölge haberleriyle, ücretsiz yayınladıkları reklamlarla vs. takipçi kasıyor, sonra başlıyor sallamaya…
CUMHURİYET AK PARTİSİ
Hay maşallah diyesim geliyor…
Yerel seçimler biteli neredeyse 2,5 ay olmuş, bizim beyzadeler daha ancak seçim sonuçlarını sindirip değerlendirebilecek duruma gelmişler.
Biraz daha bekleseydiniz, olası erken genel seçimle birlikte yapardık değerlendirmesini halbuki…
İLGİLİ MAKAMA
Pek saygıdeğer CHP Genel Merkezi;
31 Mart yerel seçimlerinde bazı partililerin CHP aleyhine, başka parti veya adayların lehine çalışmalar yürüttüğünü ve bu üyeler hakkında disiplin sürecinin Merkez Yönetim Kurulu’nca başlatılacağını il, ilçe örgütleri ve başkan adaylarına gönderdiğiniz yazı ile duyurdunuz.
BUYRUN CENAZE NAMAZINA!
Mezarlıklar kendini vazgeçilmez gören insanlarla doluymuş ya hani, işte bizim CHP de siyasi meftaların toplanma merkezi olmuş da farkına varamamışız bunca zamandır..
İŞİNİ BİLMEYEN KASAP...
İlk düğme yanlış iliklendikten sonra diğerlerinin doğru olmasını beklemek yanlış elbette.
Ama biz, yine de, bütün saflığımızla, bir umut bekledik…
Oysa isimler değişince düzen değişmiyormuş, öğrendik.
KOL DA KIRILDI, YEN DE YIRTILDI...
“Biz büyük bir aileyiz” dediklerinde ciddiye almamıştık. Klişe sloganlardan biri sanmıştık. Meğer doğru söylüyorlarmış.
Birinin oğlu, ötekinin gelini, berikinin amcası…
Partiyi “aile şirketi”ne çevirmişler de haberimiz yokmuş.
BÖLMEYİN, TOPLAYIN!..
Geldik son düzlüğe…
Şimdiye kadar yedik, içtik, gezdik, tozduk, eğlendik tamam.
Kampanyalar yaptık, basın toplantıları, esnaf ziyaretleri, STK buluşmaları…
HANİ ADAY OLMAYACAKTINIZ?..
CHP Genel Merkezi, Temmuz 2023 başında bir genelge yayınladı. İl ve ilçe kongreleri öncesi yayınlanan ve parti içi bağlayıcılığı olan, ya da öyle olması gerektiğini düşündüğümüz genelgede şöyle deniliyordu:
ALİAĞA’NIN STALİN’İ
Dün Aliağa’yı resmi olarak kurtardık nihayet…
Yıllar süren mücadelenin ardından, oluşturulan kamuoyu ve toplumsal bilincin sürekliliği ile kazanılmış bu tarihi günde emeği olan herkese binlerce teşekkür…
Bİ BİTMEDİNİZ!..
Bi bitmediniz…
Birlikten söz edip de o birliğin sadece kendi isimleri ve ekipleri etrafında olabileceğini, başkasıyla bu işin olmayacağını düşünenler; bi bitmediniz arkadaş!..
SEÇİM DEĞİL, DEĞİŞİM...
CHP Genel Merkezi’nin aldığı kongre kararı ile, il ve ilçe örgütleri daha Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yorgunluğunu atamadan tekrar hummalı bir çalışmaya girişti.
İLLE DE ÇARŞAF LİSTE!..
CHP’de kurultay kararı alındı. Yerel seçimler öncesi ülke çapında tüm mahalle delegeleri, ilçe ve il yönetimleri yeniden belirlenmiş olacak. Büyük kurultay muhtemelen Mart ayındaki yerel seçimlerin sonrasına bırakılacak.
BAK SEVGİLİ SEÇMEN KARDEŞİM!..
Bak sevgili seçmen kardeşim…
Muhtemelen aynı safta değiliz. Bu ülkenin en az yarısıyla farklı düşüncedeyiz. Yarın sandığa gidip en önemli vatandaşlık görevimizi yerine getireceğiz. Oy vereceğiz. Sen belki o tarafa, ben belki bu tarafa…
KIRGIN DEĞİL, KIZGINIZ!..
Bu bir kırgınlık değil, kızgınlık yazısıdır…
Sokağın sesine kulağını tıkayan, kendi kitlesini konsolide edemeyenleredir kızgınlığımız.
Konjonktür bu kadar lehine olup da bu kadar olumsuz sonuç almayı ancak CHP başarırdı.
RAKİP KİM?
Dünyanın hiçbir ülkesinde göremezsiniz.
Bize özgü bir aymazlık bu: Muhalefetin muhalefetle kavgası…
Hatta ve hatta muhalif partinin kendi içinde kavgası…
SADECE CUMHURBAŞKANI SEÇMEYECEKSİNİZ...
Hayat devam ediyor. Hiçbir acı sonsuza dek sürmüyor şarkıda söylendiği gibi. Bunun için, acımızı yüreğimize gömüp devam etmeliyiz yaşamın inişli çıkışlı, taşlı topraklı yollarında son nefesimize doğru ilerlemeye…
İmamoğlu&Acar
Güce tapanların, yücelttikleri kişiler tarafından işleri bittiğinde bir köşeye atıldıkları zaman şikayet etme hakkı yoktur.
Dün ‘bana dokunmayan yılan…’ diyerek başkasının uğradığı haksızlığa ses çıkarmayan elbette bugün aynı haksızlığa kendi uğradığında yanında birlikte direnecek kimseyi bulamayacaktır.
SİZ BU İSTİFAYI NİYE ALDINIZ?..
“Maraba ile ağa, ağanın arabasında tıngır mıngır kasabaya gidiyorlar. Yolun yarısında, arabayı çeken hayvan patır kütür yola pisliyor. Ağa marabasının arabada gözü olduğunu biliyor. Hem marabayı küçük düşürmek hem de eğlenmek için, “Üle Memo! Şu boku yersen, arabayı sana verecem” diyor.
AK PARTİ BARAJI GEÇER Mİ?
Normal bir ülkede yaşıyor olsak, sorulacak asıl soru budur aslında. Ama ve maalesef Türkiye’de soru da sorun da başkalaşıyor.
Ak Parti mi, Kaya mı?..
Sene 2013…
Tüm ülke seçim sathına girmiş, yerel seçim heyecanı ile bütün partilerde aday adayı patlaması yaşanıyor.
E memleket böyleyken Aliağa eksik kalır mı?
DEMEK Kİ NEYMİŞ? HAMASETLE SİYASET OLMUYORMUŞ!..
Dün gururlandım, onur duydum…
Mesleğini hakkını vererek yapan “gazeteci” (özellikle tırnak içinde) dostum Hayrettin Yıldırım, bölgemiz için önemli bir başarı elde etti.
Yıllardır mücadelesini verdiğimiz KYME antik kentini kurtarma çalışmaları için belki de dönüm noktası olacak bir kararla, bölgede NEMPORT Liman İşletmeleri tarafından yapılması planlanan liman tevsii projesine verilen ‘ÇED Olumlu Kararı’ Danıştay Altıncı Dairesi tarafından nihai olarak hukuka aykırı ilan edildi.
Kalemini satmayan...
Hani 10 Ocak ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ ya…
Allah razı olsun, sosyal medyada, elektronik posta ve whatsApp mesajlarında tebrikten geçilmiyor.
Klişe, şairane ve felsefi mesajlara “çalışan” gazetecilerin günü kutlanıyor.
BİR ADAM VARDI...
O akşam, Portakal Çiçeği Sokağı bir başka sessizdi... Puslu Ankara havası bir kara habere gebe, doğum sancısı çekiyordu.
Saatler 19.30’u gösterdiğinde sustu Ankara. Bilinmez bir arızayla bölgedeki bütün baz istasyonları devre dışı kaldı, cep telefonlarına ulaşılmaz oldu. Arıza durumunda yarım saat içinde devreye girmesi gereken yedek sistemler çalışmadı. Teknisyenler 4 saat boyunca sorunu çözemedi ve 23.30 da tüm baz istasyonlar birdenbire, nasıl devre dışı kaldıysa aynı bilinmez şekilde çalışmaya başladı.
Hepimiz bu bozuk çarkın birer dişlisiyiz...
Koca bir yılı kapatıp yenisine yol almaya, adım atmaya hazırlanıyoruz.
Amma ve lakin...
Şöyle bir etrafınıza bakın, sizler de göreceksiniz.
Ne bir heyecan var, ne umut, ne beklenti yeni yılın getireceklerine dair.
Oysa, efsaneye göre bir tek umut kalmıştı Pandora'nın kutusu açılıp tüm kötülükler etrafa saçılınca...
Kahramanımsın Gökçe Erhan...
Kahramanımsın Gökçe Erhan...
EŞEK VE SEMER...
EŞEK VE SEMER...
Komiksiniz!..
Komiksiniz!..
8 Mart komedisi...
8 Mart komedisi...
KUTLAYALIM MI, ANALIM MI?
KUTLAYALIM MI, ANALIM MI?
HEPSİ Mİ KUMPAS KARDEŞİM?..
HEPSİ Mİ KUMPAS KARDEŞİM?..
Kazanmak mı, kaybetmemek mi?..
Kazanmak mı, kaybetmemek mi?..
"Elif” gibi dik, Ayda gibi güzel ve umutla...
"Elif” gibi dik, Ayda gibi güzel ve umutla...
"KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA"...
"KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA"...
KYME KAÇ ARAÇ EDER?..
KYME KAÇ ARAÇ EDER?..
"STRATEJİK" ZIRVA
"STRATEJİK" ZIRVA
"Kendi bahçesinde dal olamayanın biri girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor'"*
"Kendi bahçesinde dal olamayanın biri girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor'"*
Sanayi, tarih, rüşvet ve kaçakçılık şehri: ALİAĞA...
Sanayi, tarih, rüşvet ve kaçakçılık şehri: ALİAĞA...
KORONA'YLA KEŞFETTİKLERİMİZ, KAYBETTİKLERİMİZ, ÖĞRENDİKLERİMİZ...
KORONA'YLA KEŞFETTİKLERİMİZ, KAYBETTİKLERİMİZ, ÖĞRENDİKLERİMİZ...
KORKUDAN BESLENENLER, KORKUYU BESLEYENLER...
KORKUDAN BESLENENLER, KORKUYU BESLEYENLER...
KOYUN CAN DERDİNDE, PAZARCI TEZGAH...
KOYUN CAN DERDİNDE, PAZARCI TEZGAH...
YALANCI ÇOBAN
YALANCI ÇOBAN
Aliağa'da balık baştan kokuyor
Aliağa'da balık baştan kokuyor
BİZ BU SEÇİMLERİ NİYE YAPTIK?..
BİZ BU SEÇİMLERİ NİYE YAPTIK?..
Siz olsanız ne yapardınız?..
Siz olsanız ne yapardınız?..
KONGRENİN MERTİ, NAMERTİ...
KONGRENİN MERTİ, NAMERTİ...
YAVUZ ADAR'IN ÇAĞRISINA KULAK VERİN
YAVUZ ADAR'IN ÇAĞRISINA KULAK VERİN
PAZARA KADAR CHP'LİLER ve MEZARA KADAR CHP'LİLER...
PAZARA KADAR CHP'LİLER ve MEZARA KADAR CHP'LİLER...
CHP ALİAĞA'DA ÇARŞAF LİSTE NEDEN OLMASIN?..
CHP ALİAĞA'DA ÇARŞAF LİSTE NEDEN OLMASIN?..
BİR ADAM VARDI...
BİR ADAM VARDI...
CHP ALİAĞA'DA "KIRK KATIR MI, KIRK SATIR MI" SEÇİMİ OLMASIN
CHP ALİAĞA'DA "KIRK KATIR MI, KIRK SATIR MI" SEÇİMİ OLMASIN
VURUN ABALIYA OUT, VURUN GAZETECİYE IN…
VURUN ABALIYA OUT, VURUN GAZETECİYE IN…
DANANIN KUYRUĞU KOPACAK DERKEN DANAYI PARÇALAMAYALIM...
DANANIN KUYRUĞU KOPACAK DERKEN DANAYI PARÇALAMAYALIM...
ALİAĞA'DA İYİ PARTİ'NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ
ALİAĞA'DA İYİ PARTİ'NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ
CUMHURİYET AK PARTİSİ
Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk.
Bugün artık biraz daha yakına bakalım.
Aliağa'ya...
Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi so
Hay maşallah diyesim geliyor…
Yerel seçimler biteli neredeyse 2,5 ay olmuş, bizim
beyzadeler daha ancak seçim sonuçlarını sindirip değerlendirebilecek duruma
gelmişler.
Biraz daha bekleseydiniz, olası erken genel seçimle birlikte
yapardık değerlendirmesini halbuki…
***
Neyse…
Elbette dağ fare doğuracak. Kaybedilmiş bir seçimden kendilerine
mağduriyet ve zafer çıkaracaklar büyük olasılıkla. Rakamlara takla
attıracaklar, meclis aritmetiğini, büyükşehir oy oranlarını ortaya koyup
aslında kaybetmediklerini, hatta ve hatta ihanete uğramalarına rağmen başarı
hikayesi yazdıklarını iddia edecekler.
Tabii bunu söylerken 2019’dan bu yana artan 15 bin seçmene
rağmen bir önceki yerel seçimde alınan oyla aynı sayıda oy aldıklarını, yeni
gelen 15 bin Aliağalının hiçbirini kazanamadıklarını satır aralarına
gizleyecekler.
2019’da iki adaylı bir seçim olduğunu, oysa bu seçimde rakip
belediye başkanından oy çalacak 13 aday daha olmasına rağmen yine de başarısızlığa
uğradıklarını da söylemeyecekler.
Tıpkı Ak Parti gibi, eleştiriye tahammülleri olmadığı gibi,
tüm üyelerden şartsız koşulsuz destek beklediklerini, seçim öncesi yapılan tüm
uyarıları rakip adaya çalışmak olarak yaftalayıp yanlışları ve yapılması
gerekenleri söyleyenleri disipline vermeye çalıştıklarını, ama bunu bile
ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını ve Genel Merkezin söylediği tarihe
yetiştiremedikleri için bu partinin geçmiş dönem belediye başkan adaylığı,
meclis üyeliği, kadın kolları gibi görevler bulunmuş değerlerini, ilçe
yönetimindeki dört kişi haricinde kimsenin bilmediği sebeplerle hain ilan
ettiklerini de gizleyecekler. Çünkü mevcut yönetim, Aliağa’da partiyi
Cumhuriyet Ak Partisi’ne çevirdi, rant ve biat yönetimin temel kaidesi haline
geldi.
***
Ali Serçe ve yönetiminin neden bir an önce istifa etmesi
gerektiğini ileriki günlerde yazacağımız yazılara bırakıp günün gündemine,
geniş katılımlı değerlendirme toplantısına dönelim.
Seçim neden kaybedilmiş, ne eksik ne fazlaymış hepsi tek tek
sorulacak, tek tek cevaplanacaktır kanımca. Geçen 2,5 ayda yeteri kadar mazeret
üretilmiştir, minareye kılıf uydurulmuştur.
Biz yine de, üzerinden 10 hafta gibi uzun bir zaman
geçtiğiiçin unutulmuş ya da unutturulmaya çalışılabilecek konuları şöyle bir
toparlayalım istedik:
1)
Mesela, Meclis Üyeliğine aday adayı olup
listelere giremeyen Nurcan Özdemir Genç’e partinin resmi hesabından başvuru
parası nasıl verildi, nasıl mahsuplaştırıldı? Çünkü, bildiğim kadarıyla,
adaylık başvuru ücretleri Genel Merkez hesabına yatırılıyor. Hani zaten aday
adaylığı ödentisinin geri iadesi gibi bir şey temelden yanlış da, İlçe
Yönetiminin kasasına girmeyen bir parayı bir başka şahısa havale etmesi resmen
zimmet suçu değil mi? Bu açığı kapatmak için bir yerlerden sahte gider pusulası
vb. ayarlandıysa, bu sahtecilik suçu daha da katmerlemiyor mu?
2)
Aday adaylıkları sürecinde İlçe Başkanı neden
tarafsız kalmadı? Neden Ankara’da, CHP koridorlarında şimdilerde üst sıralardan
Meclis Üyesi olmuş başkan adaylarıyla birlikte yoğun kulis faaliyetlerinde
bulundu?
3)
Mevcut İlçe Yönetimi, 2023 Ağustos ayında
seçilirken ön seçim vaadinde bulunmuştu. Belediye başkan adayı ve meclis
üyeleri belirlenirken bu vaat neden yerine getirilmedi? Her şey ne olursa olsun
ilçe başkanı olmak için söylenmiş boş vaatlerden mi ibaretti?
4)
Genel Merkez’in tebligatına rağmen, İlçe
Kongresinde yönetime girenler neden Belediye Başkanı ve Meclis üyesi adayı
olmak için görevlerinden istifa etti, seçim öncesi yönetimi zaafiyete uğrattı?
5)
İlçe yönetimi, başvuru yapan belediye başkan
adaylarının haricinde aday arayışına girdi mi? Kapalı toplantılarda ‘Pasta büyük.
Bizim belirleyeceğimiz isim aday olsun, pastayı biz yiyelim’ denildi mi?
6)
İlçe Başkanı ve yönetimdeki has ekibi bu süreçte
her hangi bir yerde ‘istemediğimiz aday çıkarsa çalışmayız, hatta gerekirse
istifa ederiz’ dedi mi?
7)
Seçim döneminde Çiğli Belediye başkanı
tarafından ayarlanmış olduğu halde, başkalarından otobüs ücreti adı altında
para toplandı mı?
8)
‘Parti hesabına girerse muhasebeleştirmesi zor
oluyor’ diyerek, bazı başkan adaylarından ve partinin önde gelenlerinden kayıt
dışı, elden ya da İlçe Başkanı hesabına çeşitli ödemeler alındı mı?
9)
Belediye Meclis Üyeleri listesi sadece dört kişi
tarafından mı hazırlandı? Diğer İlçe yöneticilerinin görüş ve önerileri alındı
mı?
10) Ağustos
ayındaki kongrede mavi listeyi destekleyen hemen hiç kimsenin Belediye Meclis
Üyelik listesinde bulunmaması sadece bir tesadüf mü yoksa tasfiye çalışması mı?
11) Haklarında
soruşturmaları devam eden ve ileriki zamanlarda Meclis üyeliklerinin düşürülme
ihtimali olan isimler listeye ne amaçla yazıldı? Yakın gelecekte mevcut
dosyalar işleme konulduğunda bu vebali kim ya da kimler üstlenecek?
12) Meclis
Üyeliği listesinde seçilebilecek sıralarda Gençlik Kolları’ndan hiçbir ismin
olmamasının sebebi neydi?
13) Seçim
döneminde partili gençlerden kaçına iş sözü verildi, bunların yerine ilçe
yönetiminde görev alanların kaç yakını işe yerleştirildi? Sadece bir
yöneticinin 5 yakınını işe yerleştirmeye çalıştığı doğru mu?
14) 2014
seçimlerinde aday olmayacağını söyleyip ardından Hakkı Ülkü ile aralarındaki
rekabet yüzünden son anda aday olan, 2019 seçimlerinde de CHP’ye oy vermediğini
ve verdirtmediğini söyleyen, partinin en az 5-6 bin oyunu Serkan Acar’a
taşıdığını Özkan Yıldız’a itiraf eden Turgut Oğuz bu seçimlerde nasıl ve neden
seçim kampanyasının baş aktörü olmuştur? Seçimler bittikten sonra neden kazanan
tarafı tebrik edip Aliağa FK maçında yan yana gelmiştir?
15) Yerel
seçimde Genel seçimlerde uyumlu bir ittifak oluşturulan partiler ve adaylarla
neden irtibata geçilmedi, istişare ve işbirliği yapılmadı?
16) Çağatay
Güç aday olarak belirlendikten sonra, diğer belediye başkan aday adaylarından
kampanya hakkında görüç ve öneri alındı mı, projelerinden yararlanıldı mı?
17) Projelerle
ve finans kaynaklarıyla başa çıkılamayacağı son derece net bir şekilde
ortadayken, seçim kampanyasını siyasallaştırmak, mevcut belediye başkanının Ak Parti
ve MHP bağlantılarını ortaya koyman ve ‘başarılı belediye başkanı’ algısını
yıkmak üzere bir strateji neden planlanmadı?
18) Genel
Başkan Özgür Özel’in Aliağa’da yaptığı konuşmada kırdığı potlar ve yaptığı
gaflar masum birer hata mıydı? Yoksa Genel Başkan kasıtlı olarak yanlış mı
bilgilendirilmişti?
19) En
önemlisi; seçim günü sandık güvenliği neden sağlanamadı? Pek çok sandıkta
müşahit olmadığı, okullarda hukukçu eksiği olduğu doğru mu? Bunun sebepleri
nelerdir?
***
Elbette daha sorulacak, söylenecek
çok şey var. Biz yine kısa keselim, ileriki günlerde de yazmaya, eleştirmeye ve
Aliağa’da Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurucu değerlerine döndürmek için gerekeni
yapmaya devam edelim.
Çünkü;
Ya bir yol bulacağız, ya bir yol
açacağız; yerelde iktidara mutlaka kavuşacağız!..
Diğer köşe yazıları
YG21 (3) ALİAĞA'NIN ORTAK AKLI NEREDE?
Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk.
Bugün artık biraz daha yakına bakalım.
Aliağa'ya...
Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi sokağımızda sınamaktır.
DÜNYA STANDARTLARINA DOĞRU GİDERKEN...
Geçen yazımızda Aliağa Belediyesi'ndeki toplu istifaları yazmıştık.
Sayın Serkan Acar da açıklamasını yaptı.
"Dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açıyoruz” dedi.
Güzel.
Biz de şimdi bu yelkenin rüzgârını biraz daha yakından inceleyelim.
YG21 (2) KENT KONSEYİ VAR AMA KENTİN SESİ NEREDE?
Geçen yazımızda 21 yıl önce hazırlanmış bir el kitabının sayfalarını açmıştık.
Yerel Gündem 21'i konuşmuştuk.
Bugün biraz daha ileri gidelim.
YEREL GÜNDEM 21... NEDEN YENİDEN KONUŞUYORUZ?
Bazı fikirlerin zamanı geçmez.
Sadece yeniden hatırlanmayı bekler.
Yaklaşık 20 yıl önce elime geçen bir kitapçığı geçtiğimiz günlerde yeniden açtım.
EGE'DE HARİTALAR ÇARPIŞIYOR (3)
Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.