Bülent PINARBAŞI
cesotti35@gmail.com

"KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA"...

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi so

08 Eylül 2020 Salı 10:44 makaleler
1 Eylül’de Kiraz kurtulmuş… 3 Eylül’de Ödemiş kurtulmuş… 4 Eylül’de Tire kurtulmuş… 6 Eylül’de Bayındır kurtulmuş… 7 Eylül’de Beydağ kurtulmuş, Torbalı kurtulmuş… 8 Eylül’de Kemalpaşa kurtulmuş, Selçuk kurtulmuş *** 9 Eylül’de koskoca İzmir kurtulmuş… Bornova kurtulmuş, Menemen kurtulmuş *** 11 Eylül’de Foça kurtulmuş, Seferihisar kurtulmuş, Güzelbahçe kurtulmuş… 12 Eylül’de Urla kurtulmuş… 13 Eylül’de Kınık kurtulmuş… 14 Eylül’de Bergama kurtulmuş, Dikili kurtulmuş… 16 Eylül’de Çeşme kurtulmuş… 17 Eylül’de Karaburun kurtulmuş… *** Hepsini kurtarmışız da bir Aliağa’yı kurtaramamışız arkadaş… O günden bu yana; taa 1922’den beri Aliağa’yı kurtarmak, Aliağa’nın kurtuluş gününü kutlayabilmek için mücadele veriyor bir avuç insan. Araştırıyor, kayıtları buluyor, belgeleri ortaya çıkarıyor, resmi makamlara dilekçe veriyor, yırtınıyor… Kimi angarya görüyor, kimi umursamıyor, kiminin işine gelmiyor. *** Sonuçta o bir avuç insanla, sönük, yerel gazete köşelerinde bile çeyrek sayfayı geçmeyecek bir haberle kutlanıyor. *** Aliağa gibi kozmopolit, insan göçünün çok olduğu bölgelerde özellikle önemlidir aidiyet hissi oluşturacak, kentlilik bilincini artıracak faaliyetler. Bu sebeple yerel yönetimler insanları kaynaştırmak ve kent kültürünü geliştirmek için özellikle önem verirler düzenlenecek festivallere, özel gün kutlamalarına, etkinliklere… Oysa Aliağa’da milliyetçisinden Cumhuriyetçisine her siyasi görüş iktidara gelmiş ancak hiçbirinin umurunda olmamış kurtuluş günü. Hele ki son beş-altı yılda mevcut sembollerimiz de yok edilmiş. Ne Zeytinli Park kalmış ne Emek Şenlikleri… *** Bu ayıptan kurtulmak için sadece bir avuç insana değil, sadece ADD’ye değil, sadece bir tek siyasi partiye değil; tüm demokratik kitle örgütlerine, kendine “Aliağa çocuğu” diyen herkese, Aliağa’da kazanan, Aliağa’da yaşayan ve çocukları için Aliağa’da bir gelecek planlayan herkese görev düşüyor. *** Hiç değilse bu seferlik ayrılıkları, aykırılıkları bir kenara bırakalım. Aliağa’yı elbirliği ile kurtaralım!.. \"\"  

Diğer köşe yazıları

YG21 (3) ALİAĞA'NIN ORTAK AKLI NEREDE?

Geçen iki yazıda önce Yerel Gündem 21'i, ardından onun Türkiye'deki en önemli miraslarından biri olan Kent Konseylerini konuştuk. Bugün artık biraz daha yakına bakalım. Aliağa'ya... Çünkü bir fikrin değerini anlamanın en iyi yolu, onu kendi sokağımızda sınamaktır.

17 Eylül 2026 Perşembe 12:00 makaleler

DÜNYA STANDARTLARINA DOĞRU GİDERKEN...

Geçen yazımızda Aliağa Belediyesi'ndeki toplu istifaları yazmıştık. Sayın Serkan Acar da açıklamasını yaptı. "Dünya standartlarında belediyecilik anlayışına yelken açıyoruz” dedi. Güzel. Biz de şimdi bu yelkenin rüzgârını biraz daha yakından inceleyelim.

16 Eylül 2026 Çarşamba 11:42 makaleler

YG21 (2) KENT KONSEYİ VAR AMA KENTİN SESİ NEREDE?

Geçen yazımızda 21 yıl önce hazırlanmış bir el kitabının sayfalarını açmıştık. Yerel Gündem 21'i konuşmuştuk. Bugün biraz daha ileri gidelim.

15 Eylül 2026 Salı 09:49 makaleler

YEREL GÜNDEM 21... NEDEN YENİDEN KONUŞUYORUZ?

Bazı fikirlerin zamanı geçmez. Sadece yeniden hatırlanmayı bekler. Yaklaşık 20 yıl önce elime geçen bir kitapçığı geçtiğimiz günlerde yeniden açtım.

13 Eylül 2026 Pazar 14:07 makaleler

EGE'DE HARİTALAR ÇARPIŞIYOR (3)

Daha önce iki ayrı yazıda Ege'de yaşananların yalnızca iki komşu ülke arasındaki klasik anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını anlatmaya çalışmıştık.

06 Eylül 2026 Pazar 22:16 makaleler