ARTIK "BU KADARINA ŞÜKÜR
Şebnem Sema TUNCEL
sstuncel@gmail.com

ARTIK "BU KADARINA ŞÜKÜR" DEMEK İSTEMİYORUZ!

Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

22 Mart 2021 Pazartesi 12:42 makaleler
Eskiden gazeteleri açtığımızda böyle haberlere rastladığımızda bilirdik ki o olay, ülkemizin bağnaz diye bilinen birkaç şehrinden birinde olmuştur. İsim vermek istemediğim o şehirlerden inanılmaz haberler yansırdı gazetelere. Küçük yaştaki kız çocuğunun evlendirilmesi, tecavüzler, evli kadınların komşu adamlarla kaçması, ensest ilişkiler, hayvanlarla arkadaşlık(!) edenler, sokakta yürüyen başı açık veya mini etekli kıza şırınga saplayanlar vs... Gazetelerdeki fotoğraflara bakardık... Başı bağlı, türbanlı kadınlar. Şaşırırdık. Dinin gereklerini tam anlamıyla yerine getirdiğine inandığımız/inandırıldığımız bir kesim insanların başına gelirdi bu olaylar. Ya da o dinine bağlı sandığımız/sandırıldığımız erkekler yaratırdı bu olayları. Allah korkusunun çok fazla içlerinde çöreklendiğini düşündüğümüz bu insanlar nasıl oluyordu da böylesine insanlıktan uzaklaşabiliyordu? Hep bu sorular dolanıyordu haberi okuyan insanlarda. Sonra hep birlikte, koro halinde “eğitim şart” der, sorunu eğitime, ailelere atıp kurtulurduk.. Halbuki bunların bağnaz beyinlerde yaşadığını, beslendiği de bilirdik. Niye dile getirmezdik hatırlamıyorum. Sanıyorum bağnazlık Atatürk zamanında ölmüştü diye düşünüyorduk. Yeniden hortlaması mümkün değil diye biliyorduk. Yanılmışız. Bağnazlık, beslenmiş, kanlanmış, üremiş. Başımı hangi tarafa çevirsem inanılmaz olaylar çıkıyor karşıma. 1 yaşındaki bebeklere tecavüz eden adamlar, bazı kurumlarda kız çocuklarının fuhuşta kullanılması, çocuk pornosu, organ mafyası, 5 yaşında balerin bir kızın bacaklarını mozaikleyen zihniyet, 7 yaşındaki kız çocuğunun elini bile tutmaktan kaçınan erkekler, “doğurun doğurun” diye televizyonlarda kendi ürettiği boy boy çocuklarıyla boy gösteren bir sağlık bakanı, 16 yaşındaki bir erkek çocuğun testis filmini çekmekten kaçınan, çocuğun sakat kalmasına sebebiyet veren, bir kadın doktor(?), hastanedeki yoğun bakımı haremlik seramlık diye ayıran bir zihniyet, 1 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edilmedi diye yalan söyleyen bir aileden sorumlu devlet bakanı, her sokakta kurulan dergahlar, gittikçe çoğalan ne olduğu artık anlaşılamayan tarikatlar, mantar gibi çoğalan “ben peygamberim” diyenler, plajlarda gördükleri mayolu kadınlara saldıran kadınlı-erkekli insan güruhu, çarşıda pazarda, otobüste durakta, içinde erkek mi var kadın mı var bilinmeyen kara çarşaflı garip cüsseler, vs,vs,vs,vs,vs......... Her yeni sene, yeni tedrisat uygulamasıyla çocukları manyağa çeviren, eğitimde çocukların başarı oranını (bence bilinçli) düşürmeye çalışan bir muammadır sürüp gidiyor... Okullar saldırı, şiddet yuvasına döndü. Yıllar önceden basın bas bas bağırdı “uyuşturucu yaşı ilkokul seviyesine indi” diye. Ne yapıldı? HİÇ. Okul çıkışlarında önlem alındı mı? HAYIR. Öğretmen diye alınanların geçmişi, sabıka kaydı incelendi mi? HAYIR. Hiçbir şey yapılmadı. Şimdi uyuşturucu, okul kapısından içeri girdi. Sınıflarda. Ben kendi okul günlerimi hatırlıyorum da... okul kapıları hapishane kapısı gibiydi. Okul içi keza öyle. Değil sınıflarda uyuşturucu kullanabilmek, biz okula tırnağımız uzun, mendilsiz gidemezdik. Bu kadar ilgi, gözetim vardı. Takip vardı. Şimdi bakıyorum da, havraya dönmüş okullar. Giren çıkan belirsiz, öğrenciler ipsiz... Hiç şaşırmıyorum artık. Şayet bir evde anne-babaya saygı, sevgi, güven kalmazsa, o evin çocukları doğru yoldan çıkar. İşte şimdi olanlar da bu. Bir ülkede iktidara saygı, sevgi, güven kalmazsa, o ülke insanları, hele hele cehalet de varsa... yoldan çıkmalara hiç şaşırmayalım. Okullara konuşmacı olarak katılan bazı şarlatanların Atatürk hakkındaki küçültücü sözlerine izin veren, İstiklal Marşımızı doğru okuyamayanlara hiçbir yaptırımda bulunmayan, okul bahçelerinden Atatürk büstlerinin söküldüğünü görüp sessiz kalan, “mutlaka okutulmalı” diye Milli Eğitim’in tüm okullara tavsiyede (mecbur tuttuğu) bulunduğu kasıtlı seçilmiş kitapları görmezliğe gelen bir zihniyetin birkaç (!) okulunda uyuşturucu kullanılmış... Çok normal. Aman ne iyi, BU KADARINA \"ŞÜKÜR\" MÜ  DİYELİM?