SOSYAL MEDYADA YADIRGATAN SELFİE'ler… 
Şebnem Sema TUNCEL
sstuncel@gmail.com

SOSYAL MEDYADA YADIRGATAN SELFİE'ler… 

Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

20 Temmuz 2020 Pazartesi 12:05 makaleler
Aslına bakarsanız “kullanıcılar tarafından oluşturulan bilginin basit, anlık ve çift taraflı olarak paylaşılmasını ve ulaşılmasını sağlayan medya biçimi” olarak tanımlanan sosyal medyada her ne kadar yaşayan bir platform olsa da alışamadığımız, yadırgadığımız pek çok şeyi de içinde barındırmakta. Bu yazımda özellikle eş zamanlı bilgi paylaşımının takip edildiği digital platform olan sosyal medyada paylaşılan selfie fotoğraflardan söz etmek istiyorum. Öncelikle sosyal medyada ellerinde, kollarında serum, bandaj, ameliyat önlüğü vs ile resim çektirenler, selfie yapanlar; “kalbim tuttu amannnn dua edin” diyerek sedyede yatan ama iki bacağı havada olup insana kalp nerede acaba? diye sorgulatan kareler; “an itibari ile kaybettik” diyerek üstüne çarşaf çekilmiş mefta resmi paylaşanlar; “komşumu acile getirdik” diyerek sedyede biçare, baygın yatan kadının başında poz veren insanlar ve baygın yatan kadının selfisini çeken erkekler! Yüzünde oksijen maskesi kendi selfisini çeken tipler, daha neler neler… O komşu kadının yerine kendinizi bir koyun bir an! Ne kadar üzücü, ne utanç verici bir durumda kalmış zavallı kadın… Ya o fotoğrafı çekenler? O karede poz verenler? Ya kendini çekip koyan “Grip oldum dua edinnnnn” diye yazanlar? Ya da “Hapşırdım kötüyüm” diye çığlık atanlar! Bunun tıpta, psikolojide tam yerine oturan bir tanımı var ama ben uzmanı değilim, teşhis koymak da haddime değil, sadece bir insan olarak çok çok yadırgadığımı ve uygunsuz bulduğumu yazabilirim.   İnsanlar ne dertlerle, ne hastalıklarla uğraşıyor, hatta sessiz sedasız kaybettiğimiz sosyal medya arkadaşlarımız da var. Hangisinden böyle abartılı, şaşkınlık verici ajitasyonlar duydunuz bir düşünelim ve sonra NEDEN ACABA, “bunların nesi var” diyerek bir daha düşünelim… Bu ülkede konuşacak, yazacak konu mu yok? Hiç konu bulamıyorsak o resmini çektiğimiz insanın derdine eğiliriz ve sorununa bakar yine düşünecek, yazacak konu buluruz. Maksat tabii “yazmak”, sorunları gündeme getirmek olursa, ama değil… Evet, bu konuda çevreden gelen tespitleri de yukarıdaki kısacık listemize ekleyecek olursak,  \"sıkıldım\" diye yazıp, pür makyaj resmini paylaşan kadınlar(!), “musalla taşına” oturup poz verenler, mezarlıkta, mezar başlarında  selfie çekenler, kurbanın kesik başına ayak dayayıp poz verenler, yangını seyrederken yardım etmek yerine fotoğraflayanlar ve kendilerini de kareye almak için cambazlıklar yapanlar,  kaza geçirenlerle selfie çekenler, çocuğunun bezini açıp ortasının fotosunu çekip koyan ve böyle leke var diyenler, \"Annemi şu an itibariyle kaybettik\" diye ölüsünü, acısını bırakıp face\'de yazanları, yiyip içtikleri her şeyi, attıkları her adımı, okumadıkları kitabın yanına  bir fincan kahve koyup poz verenleri, daha yazamayacağımız pek çok şeyi paylaşanlara bu köşe yazısı keşke sosyal bir farkındalık yaratabilse! Aslında çok da genellememek lazım diye düşünüyorum.  Ölüm duyuruları sosyal medyada uzaktaki dost ve akrabalar için yapılabilir ama annesinin kaybını \"an itibariyle\" diyerek paylaşacak bir evlat bence çok zor bulunur! Yemek sofraları ise yine görecelidir. Bazı durumlarda yeme içme anları sosyal medyada paylaşılır, örneğin, bir kutlama, sosyal buluşma toplantıları, anılardan kareler de yemekli olabilir. Buradaki amaç görgüsüzlükten uzak kalınmalı önerisi taşımaktadır ki buna ben de katılıyorum. Hal böyleyken sosyal medyada mahremiyetin, geleneklere saygının, ayıp mefhumunun unutulduğunu görmeye devam edeceğimiz de ortada… HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM. Hem fiziksel, hem ruhsal….