AKINTIYA KARŞI KÜREK ÇEKEN KADINLAR!
Şebnem Sema TUNCEL
sstuncel@gmail.com

AKINTIYA KARŞI KÜREK ÇEKEN KADINLAR!

Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

15 Haziran 2020 Pazartesi 09:59 makaleler
Samed Behrengi’nin o güzel kitabını çoğumuz biliriz. Hani bir zamanlar ülkemizde de yasaklanmış çocuk kitabı! Hatırlayalım mı nasıl başlardı kitap;  “Bir varmış bir yokmuş, bir Küçük Kara Balık varmış; bu Küçük Kara Balık annesiyle birlikte bir derede yaşarmış. Küçük Kara Balık’ın en sevdiği şey, ay ışığının evlerinin üstüne vurmasıymış. Her gün, sabahtan akşama kadar, Küçük Kara Balık, annesinin peşine takılır, oraya buraya yüzermiş. “Anneciğim, burada daha fazla kalamam ben, gitmeliyim!” demiş bir gün Küçük Kara Balık. “Gitmek istediğine emin misin?” diye sormuş annesi. “Evet,” demiş Küçük Kara Balık. “Bu derenin ucunun nereye çıktığını gidip görmek istiyorum,” demiş. Başka yerlerde neler olup bittiğini gerçekten bilmek istiyorum... Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım.” Derenin ucunu hep merak eden, görmek isteyen kadınlar, kaderine boyun eğmeyen, eğmediği için adına “asi” yaftası eklenen, hayatın onu sürüklediği yollarda, ona biçilen kıyafetlere sığamayan, hazırlanmış rolleri içine sindiremeyen, sürüklendiği, mecbur bırakıldığı tabulardan, törelerden, aşağılayıcı hurafelerden ziyade kendi mecrasında, demokrasi ve adalet denizinde yüzmek isteyen kadınlar! Kafaları oldukça karışık, ama ne istediklerini, neyi özlediklerini çok iyi bilen kadınlar. Kendi yaşamının sessiz liderleri, onurlu savaşçıları… Bu çarpık düzende istediklerini yapabilirler mi, yoksa sadece “küçük kara balık” misali sonu ne olursa olsun kendi ufkunda hiç bir başarı elde edemeseler de, hemencecik av olsalar da, ölseler, hırpalansalar da diğer tüm balıklardan daha onurlu olduklarını bilirler… Dalgalara karşı yüzmeye çalışan lider kadınlar kimi zaman başladıkları noktaya geri de dönerler ya da canları pahasına mücadeleye devam ederler. Fakat en önemlisi diğer kadınlara neler yapabileceklerini, kadınların kendilerine güvenmeleri ve gerçekten kararlı, istekli oldukları takdirde üstesinden gelemeyecekleri hiçbir şey olduğunu hep gösterdiler. Bu yüzden hiç yalnız değillerdi. Sessiz kadınların suskun desteğini hep gönüllerinde hissettiler. Onlar için mücadeleden hiç vazgeçmediler… Küçük kara balık: \"yola düşüp gitmek, başka yerlerde neler olup bittiğini öğrenmek istiyorum. Şunu anladım: balıkların çoğu yaşlandıkları zaman ömürlerini boşu boşuna geçirdiklerinden yakınırlar. sürekli sızlanır, lanet okur, her şeyden şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü? \" diyor. Yani, Özgürlük gibi, haksızlığa ve eşitsizliğe, yobazlığa baş kaldırı gibi;  sorgulamayı, değişimi, keşfetmeyi, düşünmeyi, kalıp düşünceleri yıkmayı başarabilmek mümkün mü? Yüz kadınım yüz! Bu çarpık düzenin akıntısına karşı yüzmeyi hiç bırakma, korkma, asla vaz geçme! Bazı kadınlar bu dünyaya hırçın dalgalara karşı yüzmek için gelir. Yüz boğulacağın yere kadar yüz--- ama ölürken bile öyle büyük bir dalgada kaybol ki, değsin tüm çabana, uğruna ölmeye!  

Diğer köşe yazıları

DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

Bir yazı yazmıştım. Adı ZİKZAK!
Demişim ki: “TDK'ya göre, sözcük anlamı,"1. Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi. 2i Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık".

16 Aralık 2021 Perşembe 13:18 makaleler

ÇEYREK LAHANA, YARIM SİMİT!

Sosyal medyada izlemişsinizdir, semt pazarındaki bir sebze satıcısı, elindeki çeyrek lahanayı göstererek, 'Az önce bir müşteriye çeyrek lahana sattım, yarımın yarısı. Hala ekonomi iyi diyenler varsa at gözlüğünü çıkarıp etrafına baksın. Yazık günah bu millete ya' ifadelerini kullandı. İçimiz sızlayarak izledik.

10 Aralık 2021 Cuma 10:40 makaleler

NEFRET DOLU BİR AİLENİN ÇOCUKLARIYIZ!

Bir aile düşünün, anne baba ve çocuklar. O ailede sürekli kavga, hırs, ego, kardeşler arasında mukayese, o seni sevmiyor, aman dikkat fırsat verme yoksa seni şöyle yapar, vs fitneler sürekli yapılırsa ne olur?

03 Aralık 2021 Cuma 10:51 makaleler

YETER ARTIK! RÜSVA ETMEYİN ÜLKEMİ!

Ah güzel vatanım ah! Bu hallere nasıl düştün? Ne saygınlığın kaldı ne itibarın, ne ciddiyetin kaldı ne adaletin!

29 Kasım 2021 Pazartesi 13:32 makaleler

ÇÖP TOPLAMA ÖĞRETMENİM, SANA SINIF YAKIŞIR!

Bu yazımda size köyünün ilk üniversite bitiren, öğretmen olan, KPSS gibi bir işkence sürecinde 3 sene uğraşan ama ülkemizde şu an bile Resmi rakamlara göre Türkiye'de 150 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen, 460 bin ise atanamayan öğretmen varken (ancak eğitim sendikalarına göre tespit edilemeyenlerle birlikte atanamayan öğretmen sayısı 55 ülkenin toplam nüfusundan bile fazla-- 700 bin civarında), ataması yapılmadığı için İstanbul-Ümraniye'de atık kâğıt işçiliği yapan, biyoloji öğretmeni Mahmut Aytar'dan bahsetmek istedim…

22 Kasım 2021 Pazartesi 10:28 makaleler