İKTİDARA TEŞEKKÜR ETMELİYİM!
Şebnem Sema TUNCEL
sstuncel@gmail.com

İKTİDARA TEŞEKKÜR ETMELİYİM!

Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

18 Mayıs 2020 Pazartesi 19:22 makaleler

Kişi karşısındakini nasıl bilir? Kendi gibi bilirmiş… İşte böyle bir yanılgıyla yaşamışız ömür boyu.

Edepli herkesi edepli sanmış, hırsız herkesi hırsız sanmış!

Bugün yazacaklarım kişiye özel değil, bugün iktidar AKP ama yarın kim olur halkın oyları bilir!

Türkiye politika tarihine bir göz atacak olursak asla değişmez dediğimiz ne dönemler yaşadık, ne partiler gördük bugün esamesi okunmayan, şimdi bedelini ödeyen… Bu nedenle şu/ bu parti değil amacım, sadece içinde yaşadığımız dönemin iktidarına teşekkür etmek geldi içimden, ÇÜNKÜ :

1- Bir parti başkanı ekrana çıktı diye ceza alan televizyonları, Türk Tabipler Odası konuşmacı oldu diye kapatma cezası alan TVleri, eleştiri yapılınca ceza üstüne ceza yağan kanalları ama ölüm listesi hazırlayan, öldürmek içimizde kaldı diyenleri, kavanozda kurşun sallayanları, kendilerinden olmayan insanlara 4 ayaklı diyenlerin ne şahıslarına ne de kanallarına hiçbir yaptırım gelmediğini gördük. Demek ki “benden olmayana ölüm hak, bendenden olana her saldırı helal “ mantığı geçerliymiş, bunu öğrendim.

2- Çocukken, komşu amca kız-erkek demeden bizi sıkıştırıp taciz eder diye bir korkumuz yoktu. Ne apartman görevlileri sapıktı, ne komşular ne de mahallenin esnafı. Ne öğretmenler öğrencilerinin mahremiyetine “onlar bizi tahrik etti” diyerek el uzatırdı ne de bir bakan çıkıp “bir kereden bir şey olmaz” derdi!  6 yaşındaki kız çocuğu seks objesi ilan edilmez, tahrik unsuru olarak görülmez, erkeğin sapıklıklarına dince helaldir denmezdi!

Daha düne kadar, bakkala gittik mi bakkal saldırmazdı, parka gittik mi fırsatçılar dikizlemezdi, apartmanda güvendeydik, okulda zaten korunmanın en üst sınırındaydık. Bir kursa gittik mi kurs hocaları gelen minicik çocuklardan tahrik olmazlardı. Sevaptır, dinde vaciptir deyip saldırmazlardı. O ufacık çocukları kan revan içinde bırakıp akşam da hiçbir şey olmamış gibi evlerine gidip kendi çocuklarını kucaklarına almazlardı.

Bir meyve ağacı yetiştiren kişi o ağacın meyvesinden tatma hakkına sahiptir dedi din uleması zatlar. Kızını büyütüyorsun tadına bakacaksın, hakkındır dediler. Anneler de seks objesi kabul edildi, nineler de… İktidar da ses çıkarmadı, yaptırım görmedik ya da biz görmedik! Bunu da bulantıyla öğrendim.

3. Kapatılan köy okullarının kapanma amacını, satılan milli servetin, hazinenin nasıl sıfırlanabildiğini, bilimin lanetlenmesinin nedenini, bazı yoğun bakımların bile kadın erkek diye ayrılmasını, erkek diye muayene etmediği küçücük çocuğun sakat kalmasına neden olan kadın doktoru, 2020 Nisan ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 374, yoksulluk sınırının ise 7 bin 732 lira olduğunu, en komiği de bir 25-30 kuruşluk bir maskeyi bile bedava veremeyenlerin misli fiyatla maske satmaya başladıklarını ibretle öğrendim!

4. Özellikle de Türk Ekonomisi nasıl uçarmış onu öğrendim: 2020 yılı Ocak döneminde geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyona dayanan ülkemizde işsizlik oranının Ocak 2020’de yüzde 23,1 olarak hesaplandığını öğrendim. ÜLKEMİZDE 22 milyon 500 bin kişi asgari ücretin altında yaşam savaşı verdiğini, her dört gençten birden fazlasının işsiz olduğunu, Pandemi öncesinde bile, son bir yılda, daha önce iş sahibi olan ancak krizde işini kaybedenlerin sayısı ise 748 bin olduğunu ve son bir yılda Türkiye ekonomisi tek bir vatandaşına yeni istihdam yaratamadı.

Aslında o kadar çok şey öğrenmişim ki, yazmaya değil gazete köşeleri ciltlerle kitap yetmez. Bu iktidara bu nedenle teşekkür borçluyum ki gözlerimi açtı, herkesin kendimiz gibi olmadığını bizlere gösterdi, öğretti… Bizlere “meğer biz buymuşuz” dedirtti ve ağzını açarsan kendini adliyede bulursun diye de imzasını attı…

Çok teşekkür ederim yıllarca sessiz kalmayı saygı sanan bizlere hakkını arayan yurttaşlar olmamız gerektiğini öğrettiğiniz için.

Teşekkür ederim bizlere sosyal devletin ne olması gerektiğini yaşatarak öğrettiğiniz için!

Çok teşekkür ederim iyi insanın erdemli vatandaşın vasıflarını iyice anlamamıza yardım ettiğiniz için. Çok şeye teşekkür ederim Abbas uyandığı için!


Diğer köşe yazıları

DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

Bir yazı yazmıştım. Adı ZİKZAK!
Demişim ki: “TDK'ya göre, sözcük anlamı,"1. Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi. 2i Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık".

16 Aralık 2021 Perşembe 13:18 makaleler

ÇEYREK LAHANA, YARIM SİMİT!

Sosyal medyada izlemişsinizdir, semt pazarındaki bir sebze satıcısı, elindeki çeyrek lahanayı göstererek, 'Az önce bir müşteriye çeyrek lahana sattım, yarımın yarısı. Hala ekonomi iyi diyenler varsa at gözlüğünü çıkarıp etrafına baksın. Yazık günah bu millete ya' ifadelerini kullandı. İçimiz sızlayarak izledik.

10 Aralık 2021 Cuma 10:40 makaleler

NEFRET DOLU BİR AİLENİN ÇOCUKLARIYIZ!

Bir aile düşünün, anne baba ve çocuklar. O ailede sürekli kavga, hırs, ego, kardeşler arasında mukayese, o seni sevmiyor, aman dikkat fırsat verme yoksa seni şöyle yapar, vs fitneler sürekli yapılırsa ne olur?

03 Aralık 2021 Cuma 10:51 makaleler

YETER ARTIK! RÜSVA ETMEYİN ÜLKEMİ!

Ah güzel vatanım ah! Bu hallere nasıl düştün? Ne saygınlığın kaldı ne itibarın, ne ciddiyetin kaldı ne adaletin!

29 Kasım 2021 Pazartesi 13:32 makaleler

ÇÖP TOPLAMA ÖĞRETMENİM, SANA SINIF YAKIŞIR!

Bu yazımda size köyünün ilk üniversite bitiren, öğretmen olan, KPSS gibi bir işkence sürecinde 3 sene uğraşan ama ülkemizde şu an bile Resmi rakamlara göre Türkiye'de 150 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen, 460 bin ise atanamayan öğretmen varken (ancak eğitim sendikalarına göre tespit edilemeyenlerle birlikte atanamayan öğretmen sayısı 55 ülkenin toplam nüfusundan bile fazla-- 700 bin civarında), ataması yapılmadığı için İstanbul-Ümraniye'de atık kâğıt işçiliği yapan, biyoloji öğretmeni Mahmut Aytar'dan bahsetmek istedim…

22 Kasım 2021 Pazartesi 10:28 makaleler