"TÜRK KADAR BAŞINIZA TAŞ DÜŞSÜN”
Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!
02 Nisan 2021 Cuma 13:08
makaleler
Başlarken “TÜRK kadar başınıza taş düşsün” dememek için kendimi zor tutuyorum…
Nedir bu alıp veremediğiniz Türklükle?
Niye bazılarına bu kadar dokunuyor bu sözcük?
Efendim, “demokratik değilmiş”, “bazı kişiler alınabilirmiş”, “faşizanmış”, bla bla bla…. Derken kendilerini tutamayıp “Türk diye bir şey yok” diyecek kadar zıvanadan çıkanları bile gördük bu ülkede!
Hatırlayın lütfen; AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi olan Prof. Dr. Yasin Aktay, Bayburt’ta katıldığı panelde, “Türk dediğin bir sentezdir zaten. Türk diye bir ırk yok” demişti.
Sadece de o demedi, bu görüşü benimseyen onlarca insanın yazılı ve görsel basında çıkan demeçlerini biliyoruz.
Allah aşkına, 2017’de yapılan araştırmalara göre bugün tüm dünyada yaşayan Türk nüfusu 235.000.000’u bulmaktadır ki bu da Çinliler ve Hintliler’den sonra Türk Milleti’ni dünyanın en kalabalık 3. Irkı, etnik gurubu yapmaktadır.
Bu mu sentez?
Bu nasıl bir inkar propagandası?
Belki bunlara sadece cahiller, bilgisi olmayanlar, araştırma yapmak, öğrenmek nedir bilmeyenler inanır.
Ama ya katlanarak gelen biz uygarlık hamurunda yoğrulmuş olan bilinçli insanlar? Okumuş, okuyan, sorgulayan çağdaş bireyleri nasıl kandıracaklar?
Asla kandıramazlar!
Ama o zaman da akla bu soru geliyor; Bunun için mi ülkedeki eğitim seviyesi her geçen gün düşürülüyor?
Okumuş cahiller çoğalsın, sorgulamadan inansın diye mi bu tür yalanlar bile bile empoze ediliyor?
Marjinal, sözde entel olanlar ya da entel diye vitrine konan yandaşlar, birilerine hoş görünmek uğruna milyonlarca Türk insanını rencide etmeyi nasıl göze alıyorlar?
Buna gelecek tepkilerden ve olabilecek tatsız olaylardan hiç mi çekinmiyorlar?
Yoksa ortalık kızışsın, gündem değişsin, arada yıldırım hızıyla çıkarılan kararnameler gözden kaçsın diye her şey bilerek ve özellikle mi planlanıyor?
Yazık artık, yazık bu millete!
Allah bizler gibi aklı başında ve sağduyulu, aslını özünü bilen insanlara sabır, onurumuza dokunan bu tür söylem ve toleranslara dayanma gücü versin….
Bir daha altını çizmek istiyorum! \"Türk ve Türklük\" kavramları kafatasçılık, ırkçılık değildir.
Büyük Atatürk’ün \"Ne mutlu Türk’üm diyene\" sözlerinin açılımıdır.
\"Ne mutlu Türk olana\" değil, \"Ne mutlu Türk’üm diyene\" anlamını taşır.
Bu arada, şunu da herkes aklına yerleştirsin lütfen! Türkiye insanı Türklüğünü ispat etmek zorunda değildir.
Atamızın dediği gibi, “TÜRKİYE Cumhuriyeti sınırları dahilinde yaşayan, TÜRK dili ile konuşan TÜRK kültürü ile yetişen, TÜRK ülküsünü benimseyen her vatandaş, hangi din ve mezhepten olursa olsun TÜRK’tür, TÜRK Milliyetçisidir.”
Bize yaşatmak istenilen ve yaşatılan “kimliksizleştirme” politikasının, hangi görüşte olursa olsun, politikacılar başta olmak üzere kimi üst düzey kamu yöneticileri, iş adamları, gazeteciler, akademisyenler, yetki ve güç sahipleri, varsıl işbirlikçiler, sanatçı görünümlü çıkarcılar tarafından ülkeyi ayakta tutan değerlere sınır tanımaksızın saldırmalarının nedenini de çok iyi biliyoruz…
Son olarak şunu söylemek istiyorum; Günümüzde Arap hayranı siyasi İslamcılar, Türklüğü ezen, onu yok sayan Osmanlı severlerin tutumunun, özellikle de çıkar uğruna buna göz yumanların Türkiye’de bugün yaşanmakta olan her türlü olumsuzluğu örtbas etmek için takındıkları bu ısmarlama inkarcılığın Türk Halkını çok kırdığı ve üzdüğü açıktır.
Bu dönem bittiğinde ne olacak diye hiç düşündü mü günümüzde hala Türklüğü inkar edenler, hep merak ettim!
İşte o zaman “TÜRK kadar başınıza taş düşsün” dememize gerek kalmadan Tanrım en ağır kayayı indirecektir…
Ne mutlu Türküm diyen onurlu Türk vatandaşlarına…
DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!
Bir yazı yazmıştım. Adı ZİKZAK!
Demişim ki: “TDK'ya göre, sözcük anlamı,"1. Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi. 2i Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık".
ÇEYREK LAHANA, YARIM SİMİT!
Sosyal medyada izlemişsinizdir, semt pazarındaki bir sebze satıcısı, elindeki çeyrek lahanayı göstererek, 'Az önce bir müşteriye çeyrek lahana sattım, yarımın yarısı. Hala ekonomi iyi diyenler varsa at gözlüğünü çıkarıp etrafına baksın. Yazık günah bu millete ya' ifadelerini kullandı. İçimiz sızlayarak izledik.
NEFRET DOLU BİR AİLENİN ÇOCUKLARIYIZ!
Bir aile düşünün, anne baba ve çocuklar. O ailede sürekli kavga, hırs, ego, kardeşler arasında mukayese, o seni sevmiyor, aman dikkat fırsat verme yoksa seni şöyle yapar, vs fitneler sürekli yapılırsa ne olur?
YETER ARTIK! RÜSVA ETMEYİN ÜLKEMİ!
Ah güzel vatanım ah! Bu hallere nasıl düştün? Ne saygınlığın kaldı ne itibarın, ne ciddiyetin kaldı ne adaletin!
ÇÖP TOPLAMA ÖĞRETMENİM, SANA SINIF YAKIŞIR!
Bu yazımda size köyünün ilk üniversite bitiren, öğretmen olan, KPSS gibi bir işkence sürecinde 3 sene uğraşan ama ülkemizde şu an bile Resmi rakamlara göre Türkiye'de 150 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen, 460 bin ise atanamayan öğretmen varken (ancak eğitim sendikalarına göre tespit edilemeyenlerle birlikte atanamayan öğretmen sayısı 55 ülkenin toplam nüfusundan bile fazla-- 700 bin civarında), ataması yapılmadığı için İstanbul-Ümraniye'de atık kâğıt işçiliği yapan, biyoloji öğretmeni Mahmut Aytar'dan bahsetmek istedim…
Köşe Yazarları
İlginizi Çekecek Haberler










