HER ŞEHRE BİR UMUT DÜKKANI!
Şebnem Sema TUNCEL
sstuncel@gmail.com

HER ŞEHRE BİR UMUT DÜKKANI!

Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

12 Ekim 2020 Pazartesi 11:59 makaleler
Keşke ülkemizdeki her şehide, kasabada, köyde bir Umut Dükkanı olsa da günümüz Türkiye’sinde umudunu yitirenler gidip eksilen umutlarını satın alabilseler! Umudunu kaybeden insanlara baktıkça içimden hep bu geçer. Umut parayla da değil, bedava… Yeter ki üretmeyi bil! Ne sermaye ister, ne yatırım sadece akıl ister, huzur ister, istikrarlı ortam ister! Bunlar olmazsa bile üretilmeye zor da olsa devam eder    ama sonuçta belki de milyonlara şifa olur! Nasıl mı? Öncelikle bu umut dükkanlarında kişisel değil, toplumun yararına olacak umutlar halka sunulacaktır. Örneğin, üniversiteyi bitirmiş kimya mühendisi manavda meyve sebze tartmayacaktır,  diş hekimi evlere yemek servisi yapmayacaktır, öğretmenler atama beklerken intihar etmeyecektir, kadınlar çocuklar taciz ve tecavüzlerden, şiddetten ölmeyeceklerdir, akıl sağlığından emin olamadığımız kişiler yüksek mevkilerden ahkam kesmeyeceklerdir, deve sidiği ödül alırken genç yaratıcı beyinlerin başka ülkelere göçü olmayacaktır, açlıktan kıvanan insanlar yarın endişesiyle, işsiz ya da yarı maaşlı bir geçim kavgasında heder olmayacaklardır…   Daha saymakla bitmez! Sorun bir değil, on değil, yüz değil! Hırsızlık, talan, sahtekarlık, yalan bilgilendirme, plansız programsız anlık verilen kararlarla halkın hem canının hem malının hem de tüm geleceğinin riske atıldığı basiretsizliklerden, “kusura bakmayın “sehven” olmuş cümlesiyle başlayan her şeyden uzak kalacaklardır… İşte umut dükkanından alabileceğimiz umutlardan sadece birkaç tanesi bunlar! Hem de bedava.. Kamu yararı budur bence! Ulusal çıkarlar için öncelikle yapılması gerekenler bunlardır… Annelerin artık ağlamayacağı, gençlerin umutla ileriye dönük planlar yapabileceği bir Türkiye dükkanı bunlar olmalı… Ben adına “umut dükkanı” dedim ama siz ne derseniz deyin. Burası bizim bildiğimiz Türkiye olmalı, yeniden ve sonsuza kadar…   Bana “çok iyimsersin, hiç umudunu kaybetmiyorsun” diyenler bilsin ki umut benim dilimde değil, içimdedir! Ben umut dükkanına umut üreten tarafta oldum hep çünkü Umut başarmanın ilk adımıdır!   Çoğumuz biliriz ki, mutlu olmak ve başarmak sadece kişinin davasına ve kendine inanmaktan geçer! Umudunu yitirenler bence hem kendi iradelerine, güçlerine hem de davalarına inanmaktan vazgeçenlerdir. Her şey içimizdeki inançla güç bulur!   Pes etmezsek, Dünya haykırsa başaramazsın diye, vız gelir, tırıs gider; etkilemez bizleri çünkü bizler dünyanın haykırmasından daha güçlü kendimize haykırıyoruz “mutlaka başaracağız, olacak” diye. Ve “geldikleri gibi giderler” cümlesini düşünüyoruz, umudu yemine çeviriyoruz! Her zaman olduğu gibi!   Aydınlık Türkiye için hep umutla kalın çünkü umut BİZLERİZ!

Diğer köşe yazıları

DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

Bir yazı yazmıştım. Adı ZİKZAK!
Demişim ki: “TDK'ya göre, sözcük anlamı,"1. Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi. 2i Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık".

16 Aralık 2021 Perşembe 13:18 makaleler

ÇEYREK LAHANA, YARIM SİMİT!

Sosyal medyada izlemişsinizdir, semt pazarındaki bir sebze satıcısı, elindeki çeyrek lahanayı göstererek, 'Az önce bir müşteriye çeyrek lahana sattım, yarımın yarısı. Hala ekonomi iyi diyenler varsa at gözlüğünü çıkarıp etrafına baksın. Yazık günah bu millete ya' ifadelerini kullandı. İçimiz sızlayarak izledik.

10 Aralık 2021 Cuma 10:40 makaleler

NEFRET DOLU BİR AİLENİN ÇOCUKLARIYIZ!

Bir aile düşünün, anne baba ve çocuklar. O ailede sürekli kavga, hırs, ego, kardeşler arasında mukayese, o seni sevmiyor, aman dikkat fırsat verme yoksa seni şöyle yapar, vs fitneler sürekli yapılırsa ne olur?

03 Aralık 2021 Cuma 10:51 makaleler

YETER ARTIK! RÜSVA ETMEYİN ÜLKEMİ!

Ah güzel vatanım ah! Bu hallere nasıl düştün? Ne saygınlığın kaldı ne itibarın, ne ciddiyetin kaldı ne adaletin!

29 Kasım 2021 Pazartesi 13:32 makaleler

ÇÖP TOPLAMA ÖĞRETMENİM, SANA SINIF YAKIŞIR!

Bu yazımda size köyünün ilk üniversite bitiren, öğretmen olan, KPSS gibi bir işkence sürecinde 3 sene uğraşan ama ülkemizde şu an bile Resmi rakamlara göre Türkiye'de 150 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen, 460 bin ise atanamayan öğretmen varken (ancak eğitim sendikalarına göre tespit edilemeyenlerle birlikte atanamayan öğretmen sayısı 55 ülkenin toplam nüfusundan bile fazla-- 700 bin civarında), ataması yapılmadığı için İstanbul-Ümraniye'de atık kâğıt işçiliği yapan, biyoloji öğretmeni Mahmut Aytar'dan bahsetmek istedim…

22 Kasım 2021 Pazartesi 10:28 makaleler