HALKIN EKMEĞİNDEN TASARRUF BEKLEMEYİN ARTIK!
Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!
26 Mayıs 2020 Salı 12:50
makaleler
Türkiye, zaten tasarruf açığı çok olan ve bu nedenle dışarıdan tasarruf ithal eden bir ekonomiye sahipti, küresel salgınla birlikte ekonomi iyice çıkmaza girdi , artık “ekonomimiz uçuyor” diyenlere halk gülemez oldu ve kaç kuruşluk bir maskeyi bile halka parayla satan bir iktidarın halktan “tasarruf edin” istemi hepimizi hem öfkelendirdi hem de iyice şaşırttı!
Ya siz? Siz tasarruf etsenize biraz!
Ülke ekonomisini tüm rezervlerine kadar tüketip, borç üstüne borç yığdığınız ulustan önce siz tasarruf etseniz, topluma örnek olabilseniz keşke!
Ama olmazzzz!
“İtibardan tasarruf olmaz” diyenlerimiz var, hatırlayalım…
İtibarı, yani saygınlığı, lüks, şatafat, israf ve gösterişte sanan kesimden söz ediyorum.
Daha 2014 yılında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çırağan Saray\'ında düzenlenen Anadolu Aslanları İş Adamları Derneğinin (ASKON) 9. Olağan Genel Kurulu toplantısında konuştuğunda, bence ülkemizin görgüsüzlük anıtı Ak Saray için \"1000 odalı değil. Yanlış biliyorsunuz. 1150 küsür odası var, itibardan tasarruf olmaz \" demişti.
Bu gidişle Allah bilir, birileri itibarlarını sürdürebilsin diye halkın sırtına daha ne kadar yük bindirilecek?
Ah şu faniler, neden hiç anlamazlar ki, itibar siparişle gelmediği gibi gitmez de…
Bir gün birkaç bavulla ya da kefenle terk etmek zorunda kalınacak emanet sarayların her tuğlasında bu milletin cefa çekmekten bitap düşmüş halkının intizarı var!
Bizler biliriz ki herkes kendi itibarını kendi yaratır.
İtibar parayla pulla olsaydı dünyada en çok itibar görecek olanların kimler olduğunu herkes bilir…
Saygınlık toplumun takdiri ile, onayı ile, sevgisi ve sarmalı ile olur.
İtibar, kral çıplak diye bağıran çocukların ağzına sakız olmayla olmaz…
İtibar, ben saygınım demekle de olmaz, buna inanmış gibi rol yapmakla hiç olmaz.
Bir ülkenin yarıdan fazlası haram olsun diye bağırırken öyle itibar yerinde kalsın!
İtibar, görevini layığıyla yapanlar için zaten halkın gönülden sunduğu, kendiliğinden gelen bir hediyedir.
Bazılarımız itibarı ile yaşar, bazılarımız ise tarihe gömülür, silinir gider.
Aksi olduğu durumlarda da olan sadece kurumlara, güvene, demokrasiye ve asıl Türkiye’nin itibarına olur.
Bir yerde okumuştum, irkilmiştim … Burada yazmadan bitirmek istemedim, öyle bir soru ki dini her alanda öne sürerek elimizi kolumuzu bağlamayla itibar sürdürenler için biçilmiş bir soru!
“Mahşer günü geldiğinde, Allah hesap sorduğunda \"itibardan tasarruf olmaz\" diyebilecek misiniz acaba? Peygamber de itibar, para, şatafat için mi yaşadı, Allah Kuran\'da böyle mi emrediyor, yoksa tam tersi mi? Ama sizce itibardan tasarruf olmaz. Tasarruf emekçiden, halktan, meczuptan ve fakirden olur. Devlet-i erkan tasarruf etmez ki, itibarı nice olsun âleme…”
Halkımız da der ki; gözünüzü saraylar doyurmadı, toprak doyurur elbet! Hadi şimdi sıra sizde, itibarınızdan tasarruf edin biraz, inanın hiçbir şey olmaz. Tarihinizde Mustafa Kemal Atatürk gibi bir örnek var! Onun yolundan gidin her şeyin üstesinden gelirsiniz, hem de gerçek itibar ne demek, halkın itibarı nasıl yüceltilir öğrenirsiniz!
Şükredin ki bu ülke tarihinde Atatürk gibi bir dünya liderimiz var ki, geçici itibarsızlıkların üstesinden gelmemiz için bize güç, dünyaya umut veriyor…
DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!
Bir yazı yazmıştım. Adı ZİKZAK!
Demişim ki: “TDK'ya göre, sözcük anlamı,"1. Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi. 2i Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık".
ÇEYREK LAHANA, YARIM SİMİT!
Sosyal medyada izlemişsinizdir, semt pazarındaki bir sebze satıcısı, elindeki çeyrek lahanayı göstererek, 'Az önce bir müşteriye çeyrek lahana sattım, yarımın yarısı. Hala ekonomi iyi diyenler varsa at gözlüğünü çıkarıp etrafına baksın. Yazık günah bu millete ya' ifadelerini kullandı. İçimiz sızlayarak izledik.
NEFRET DOLU BİR AİLENİN ÇOCUKLARIYIZ!
Bir aile düşünün, anne baba ve çocuklar. O ailede sürekli kavga, hırs, ego, kardeşler arasında mukayese, o seni sevmiyor, aman dikkat fırsat verme yoksa seni şöyle yapar, vs fitneler sürekli yapılırsa ne olur?
YETER ARTIK! RÜSVA ETMEYİN ÜLKEMİ!
Ah güzel vatanım ah! Bu hallere nasıl düştün? Ne saygınlığın kaldı ne itibarın, ne ciddiyetin kaldı ne adaletin!
ÇÖP TOPLAMA ÖĞRETMENİM, SANA SINIF YAKIŞIR!
Bu yazımda size köyünün ilk üniversite bitiren, öğretmen olan, KPSS gibi bir işkence sürecinde 3 sene uğraşan ama ülkemizde şu an bile Resmi rakamlara göre Türkiye'de 150 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen, 460 bin ise atanamayan öğretmen varken (ancak eğitim sendikalarına göre tespit edilemeyenlerle birlikte atanamayan öğretmen sayısı 55 ülkenin toplam nüfusundan bile fazla-- 700 bin civarında), ataması yapılmadığı için İstanbul-Ümraniye'de atık kâğıt işçiliği yapan, biyoloji öğretmeni Mahmut Aytar'dan bahsetmek istedim…
Köşe Yazarları
İlginizi Çekecek Haberler










