ULUS AÇSA BAYRAM ŞEKERİ NEYİMİZE!
Şebnem Sema TUNCEL
sstuncel@gmail.com

ULUS AÇSA BAYRAM ŞEKERİ NEYİMİZE!

Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

14 Mayıs 2021 Cuma 16:54 makaleler
Halkın 50 milyonu yoksul, 18 milyonu aç olduğu ülkemizde; Açlık sınırının 2 bin 767 TL, yoksulluk sınırının 9 bin 918 TL’ye dayandığı bu günlerde Ramazan Bayramı kutlaması yapmak içime bir türlü sinmiyor... Çöplüğe dönmüş bir ülkede, dünyanın tüm atıklarını para ödeyerek ithal eden bir Türkiye’de, hepimize mutlu bayramlar olsun demek hiç kolay değil... Şişirilmiş ya da işlerine geldiği gibi düşürülmüş rakamlara, aslı astarı olmayan açıklamalara rağmen, toplumsal, duygusal, parasal, çöküntüler içindeyiz. Bankaların verdiği uçuk faizli ihtiyaç kredisiyle yaşamı çevirmeye çalışanlar, yurttaşın 720 milyara dayanan borcu, tüm geliri bitmiş kaderine bırakılmış esnaf, kapanan şirketlerin işsiz bıraktığı emekçiler, çalışanın mutsuz, işsizin karamsar, kadınların korktuğu bir ülkede bayram mı kutlayacağız? Bir yerde okumuştum, diyordu ki: “Ekonomi kurmayları; “tarihimizin en kötü 5 yılını yaşıyoruz” diye açıklama yapıyor.  Ekonomik kriz nedeniyle ödeyemediği için her bin aboneden 63’ünün gazı kesiliyor. Yerli yatırımcı gidiyor, yabancı yatırımcı gelmiyor. Biz ne yaşıyoruz, daha doğrusu bize ne yaşatılıyor? Samimiyetsizlik, ikiyüzlülük, dediğim dedik, benden olmayanı yok sayma, adam sendecilik, fırsattan istifade, şıp şak ben yaptım oldu, yangından mal kaçırırcasına sabaha karşı parmak hesabıyla çıkarılan yasalar, krizi fırsata çevirmeler” ve böylece, gerilimden beslenen ve kalmayı sürdüren iktidar! Ekonomide 70.sırada, uluslararası ilişkilerde 148. sırada, insan hakları ve siyasi haklar sıralamasında 100.sırada kendine yer bulabilen ve liste dışı kalmamak için çabalayan ülkemizde; Bu utanç verici onurumuzun kırıldığı sıralama önümüzde dururken, nedenlerle uğraşacağımıza, çözümler arayacağımıza Bayram telaşından, bayram sevincinden bahsetmek bizlerin neyine? Geçmiş zamanlarda devletin parasıyla kurulan devasa iftar çadırlarında yoksul halkın cebinden çalınanlar başkalarına yediriliyordu, bu yıl pandemi nedeniyle bunlar aleni görünmese bile iktidarın üyelik kartı olan yandaşlarına yine aç halkın parası aktı; saraylarda saltanatlar katlanarak sürerken, adı ister fitre, ister zekat, ister oruç olsun, hangi “sevap” amaçlı eylem bazılarının vicdanlarını kurtaracak çok merak ediyorum… Tabii vicdan olsa zaten yapmazlardı diyenlere susmaktan başka sözümüz olamayacağı da aşikar! İşte durum böyleyken, bayram gelmiş. Kim istemez candan yürekten kutlamayı? Gündem değiştirme, yaşamsal sorunlardan halkı uzaklaştırma, önemli konuları askıya alma, tüm kurumlarda en tepedekinden en alta kadar  içsel ve kişisel etik bile olmayan zenginlik artarken halkın almak istediği ucuz ekmeğe bile engel koymak isteyenleri düşündükçe, hangi bayramı kutlayacağız biz? Ama bunlarla değil, bu günlerde değil, bayramı bayram yapan özelliklere sahip değerler ve değer bilenlerle kutlayacağımız gerçek bayramlara kavuşmak dileği ile bayramınızı istesem de, ne yazık ki dilim varmıyor, yüreğim el vermiyor, kutlayamıyorum… Bağışlayın… Bayram şekerini gelecek bayrama saklıyorum…

Diğer köşe yazıları

DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

Bir yazı yazmıştım. Adı ZİKZAK!
Demişim ki: “TDK'ya göre, sözcük anlamı,"1. Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi. 2i Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık".

16 Aralık 2021 Perşembe 13:18 makaleler

ÇEYREK LAHANA, YARIM SİMİT!

Sosyal medyada izlemişsinizdir, semt pazarındaki bir sebze satıcısı, elindeki çeyrek lahanayı göstererek, 'Az önce bir müşteriye çeyrek lahana sattım, yarımın yarısı. Hala ekonomi iyi diyenler varsa at gözlüğünü çıkarıp etrafına baksın. Yazık günah bu millete ya' ifadelerini kullandı. İçimiz sızlayarak izledik.

10 Aralık 2021 Cuma 10:40 makaleler

NEFRET DOLU BİR AİLENİN ÇOCUKLARIYIZ!

Bir aile düşünün, anne baba ve çocuklar. O ailede sürekli kavga, hırs, ego, kardeşler arasında mukayese, o seni sevmiyor, aman dikkat fırsat verme yoksa seni şöyle yapar, vs fitneler sürekli yapılırsa ne olur?

03 Aralık 2021 Cuma 10:51 makaleler

YETER ARTIK! RÜSVA ETMEYİN ÜLKEMİ!

Ah güzel vatanım ah! Bu hallere nasıl düştün? Ne saygınlığın kaldı ne itibarın, ne ciddiyetin kaldı ne adaletin!

29 Kasım 2021 Pazartesi 13:32 makaleler

ÇÖP TOPLAMA ÖĞRETMENİM, SANA SINIF YAKIŞIR!

Bu yazımda size köyünün ilk üniversite bitiren, öğretmen olan, KPSS gibi bir işkence sürecinde 3 sene uğraşan ama ülkemizde şu an bile Resmi rakamlara göre Türkiye'de 150 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen, 460 bin ise atanamayan öğretmen varken (ancak eğitim sendikalarına göre tespit edilemeyenlerle birlikte atanamayan öğretmen sayısı 55 ülkenin toplam nüfusundan bile fazla-- 700 bin civarında), ataması yapılmadığı için İstanbul-Ümraniye'de atık kâğıt işçiliği yapan, biyoloji öğretmeni Mahmut Aytar'dan bahsetmek istedim…

22 Kasım 2021 Pazartesi 10:28 makaleler