KUKLALAR
Şebnem Sema TUNCEL
sstuncel@gmail.com

KUKLALAR

Şebnem Sema TUNCEL: DENGEYİ, DENGESİZLİKLE ENİNDE SONUNDA BULACAĞIZ!

19 Mart 2021 Cuma 19:44 makaleler
Yabancı güçlerin kuklalar aracılığıyla egemen olduğu bir ülkede, çürümüş olan, iktidarın kendisidir.” J.P. Sartre   Kuklalar dünyanın ilgi çekici küçük insanlarıdır. Dünyanın her yerinde yıllardan beri bu küçük insanlar seyircilerini eğlendirmeyi ve memnun etmeyi bilmişlerdir. Eskiden şehrimde bir kaç şubesi olan dönerci vardı. Türkiye\'nin her yerinde şubeleri olan bu dönercinin en büyük özelliği salonunda kukla perdesi olması ve yemek saatlerinde minik sahnesinde kukla gösterileri yapmasıydı. Çocuklar kahkahalar atarak yemeklerini yerler ve ipleri başkalarının elindeki bu kuklaları, soytarıları, onların beceriksiz davranışlarını, yalanlarını, dolanlarını seyrederek afiyetle yemeklerini yerlerdi. Biz masadaki büyükler ise sıkıntıdan patlasak bile çocuklar mutlu ve yemeklerini sorunsuz yiyorlar diye idare ederdik durumu... Sonra çocuklar bile sıkıldı sanırım bu yalan dolan dolu soytarılıklardan. Daha az bakar oldular, daha az gitmek istediler. İşletmeci balonlar da vermeye başladı, renkli renkli. \"Makarna\" şeklinde! Şekilden şekle giren. Bu da yetmedi küçük kukla oyuncaklar dağıtmaya başladı. Bir müddet bu da idare etti çocukları, sonra o da yetmedi. Tabii burada sözünü ettiğim kişiler çocuk! Yemek yerken karşılarında oynayan kuklaların beklentilerine ve kendilerine hiç uymadığını görüp anlamaya başladıktan sonra ilgileri de azalmaya başladı. Çok severek yedikleri yemekten de haz almaz oldular ve \"oraya gidelim mi\" diye sorduğumuzda \"hayır\" cevabı almaya başladık. \"Neden istemiyorsun, bak orada hediyeler dağıtılıyor, oyuncaklar var, kukla var, palyaço var, çok eğlenceli değil mi\" dediğimizde \"Hayır, eğlenceli değil, ben gördüm adamın biri o perdenin arkasında iplerle oynatıyor kuklaları, yalan hepsi. Hem, hep aynı şeyi yapıyorlar. Değişik bir şey yok! Sonra balonlar çabuk patlıyor! Palyaçonun içindeki adamı da sevmiyorum. Elleri çok büyük ve kirli! \" Çocukların ilgisini yitirdi yavaş yavaş. Biz büyükler de o güne kadar dikkatimiz hep çocuklarda yoğunlaştığı için, hayretle yediğimiz yemeğin de kalitesinin eksildiğini fark ettik. Belki de çocuklar kahkaha attıkça kalite de arka planda kalmıştı bizler için. Sonra durum değişti. O dönerci kapattı. Kukla devri sona erdi ama yaşamın kuklaları, soytarıları hala var... Kandırmaya devam ediyorlar. Bense Sartre’ın Çark kitabını anımsarım kuklaları görünce. Sartre\'a göre \"demokrasisi gelişmemiş bir ülkede iktidara gelenler asla ülkeyi kendileri yönetemezler. Onlar bu sistemde olsa olsa dişlinin bir vidası konumundadırlar. Ülkeyi asıl yöneten emperyalist kapitalizmdir ve iktidara getirdiği kuklalar aracılığıyla halkı baskı ve korkuyla sindirmeye çalışarak sömürüye devam ederler.\" Ben buna kuklalaşmış seyircileri de eklemek isterim. Sartre, kendisiyle Çark kitabı ile ilgili yapılan bir röportajda, “Yabancı güçlerin kuklalar aracılığıyla egemen olduğu bir ülkede, çürümüş olan, iktidarın kendisidir.” Dilerim, çocuklar kadar akıl verir toplumun kukla seyircilerine de, mest olmuş halde seyreden o seyirciler kaliteyi, yalanla gerçek arasındaki farkı algılayabilirler; aptal yerine konmamayı, seçici olmayı öğrenirler; bayat, bozuk ve zamanı geçmiş gıdalarla zehirlenmeye devam etmenin nelere mal olacağını fark ederler...